2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Suyun Hayatımızdakı önemi

  1. #1

    Suyun Hayatımızdakı önemi

    Başlıgı okuyunca hemen su ile ilgili bilinen bilgileri tekrar edecegimi düşünmeyin...Bu Başlıkta su ile ilgili gerçek araştırmaları paylaşacağım...Bu gün İranlı bir doktordan bahsedecegiz.

    İRANLI DR.FERİDUN BATMANGHELİDJ
    ..
    SADECE SU İLE ÜLSER TEDAVİSİ
    ..
    İranlı hekim Dr. Feridun Batmanghelidj, suyun hastalıklara iyi geldiğini, insanı iyileştirdiğini hapishanede öğrenmiş.
    Bunu şu şekilde anlatıyor:

    “1979’da, İran Devrimi patladığında, ben siyasi bir tutuklu olarak hapiste bulunuyordum.
    Bir gün, koğuşta, mahkûmlardan birinin, koridorda, iki büklüm olmuş vaziyette, inanılmaz mide sancılarıyla kıvrandığını gördüm.
    Beni görünce ızdıraplı bir sesle “Ülserim beni öldürüyor” diye seslendi. “İyileşmek için ne yaptın?” diye sordum.
    '‘Üç adet Tagamet ve bir şişe dolusu antiasit aldım ama bana mısın, demedi’ diye cevap verdi.”

    İKİ BARDAK SU
    Dr. Feridun Batmanghelidj, 10 saatten beri bu şekilde ızdırap içinde sancı çeken hasta mahkûma, gayri ihtiyari müdahale eder ve ölmek üzere olduğunu düşündüğü adama iki bardak su içirir.
    Fakat ne görsün, adam çok geçmeden kıvranmaktan kurtulur.
    Ağrı 8 dakika içinde geçiyor.
    Daha sonra hastası 3 saatte bir 500 mL (1 küçük pet şişe ya da 2 büyük su bardağı) su içmeye devam ediyor.
    Akut dönem geçtikten sonra hastaya yemekten yarım saat önce 250mL yemekten 2.5 saat sonra 250mL ve aralarda istediği kadar su içmesini öneriyor.
    .....
    YEMEKTE SU YOK
    Yemeklerde su vermiyor.Bu uygulamayı sürüdürüyor ve hasta iyileşiyor.
    Yıllarca mide ağrısı çekmiyor.
    O günden sonra Dr. Batmanghelidj, suyun şifa verici etkisi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırma kararı alır.
    ..
    3000 ÜLSER HASTASI
    SADECE SU İLE İYİLEŞTİ
    Cezaevinde kaldığı 2,5 yıl içerisinde, yaklaşık 3 bin peptik ülser hastası tutuklu ve hükümlüyü iyileştirir.
    Tabi ki ilaç olarak yalnızca su kullanmıştır!
    ..
    LÜTFEN BENİ HAPİSTEN ÇIKARMAYIN
    Hapse girdiğinden bir yıl sonra ilk duruşmaya çıktığında hâkime;
    insan sağlığı için çok önemli bir buluş yaptığını, yaptığı bu buluşun İran ve Batı tıp dergilerinde yayınlanması için bir makale yazdığını söylüyor.
    İdam edilmeden önce bu yazıyı kendisine teslim etmek istiyor.
    Hâkim duygulanıyor ve cezasını 3 yıla indiriyor.
    ..
    2,5 yıl kadar sonra tahliye vakti geldiğinde,
    “Lütfen izin verin, ben bir müddet daha burada tutuklu kalmak istiyorum, zira araştırmalarımın en önemli evresine girmiş bulunmaktayım ve bu kadar çok hastayı, dünyanın hiçbir yerinde bu koşullarda bulamam” diyerek, hapishane müdürüne ricada bulunur.
    ...
    GÖNÜLLÜ MAHKUM
    Böylece Batmanghelidj, bir müddet daha gönüllü olarak hapis yatar ve çalışmalarını sürdürür.
    Hapiste iken keşfinin ilk duyurusunu Iranian Medical Association'da yayınlatır.
    Tebliğinin bir tercümesini de “The Journal of Clinical Gastroenterology,
    1983 Haziran sayısında misafir editör olarak yayınlatır.
    Bugün, bütün dünyaya sesini duyurabilmiş ve ekol oluşturmuştur.
    ...
    BIOSAAT
    Dr. Feridun Batmanghelidj ,insanın doğal olarak bir bıolojik saati olduğunu tespit eder.
    Yemeklerde su içildiği zaman mide pH 'ının yükseldiğini tespit ederek yemekte kesinlikle su içilmemesini söylüyor.
    Midenin yemek esnasındaki pH 'ı 1.5
    Suyun pH 'ı ise 6-7 ..
    Yemeklerde su içilirse pH yükselecek ve kimyasal sindirim yavaşlayacaktır.
    Sindirim yavaşlayınca besinler midede daha uzun süre kalacaktır.
    Besinler suyunda etkisiyle iyice şişecektir.Midede şişkinlik nedeni budur.
    Midenin salgıladığı pH 'ı 1.5 olan asitler , bu şişkinlikle yukarı doğru basınç yapacaktır.
    Mide kapağını zorlayarak yemek borusuna kaçış olacaktır.
    Yemek borusu mide duvarı gibi kalın ve dayanıklı değildir ve çok hassastır.
    Yukarıya kaçan bu asitler yemek borusunu tahriş ederler ve yangı başlar.
    Bu reflüdür.
    Bu asitler daha yukarıya çıkarak boğazıda tahriş ederler ve yutkunma zorlukları başlar.
    ..
    Bilinen yanlışlık mide çok asitlidir.
    Bunun için antiasidler kullanılmalıdır.
    Antiasidler sindirimi yavaşlatmaktan başka bir işe yaramaz
    ve reflüyü tedavi etmez.
    Dr. Feridun Batmanghelidj bu basit ama köklü çözümü bulunca su ile reflü tedavisi olumlu sonuçlar vermiştir.
    ******
    Midedeki besinler kimyasal sindirimden sonra oniki parmak bağırsağına geçerler,
    Oniki parmak bağırsağını pH ''ı ise 9 'dur.
    Alkalidir ortam...
    Pankreas bu sırada devreye girer ve bıkarbonat salgılar,besinleri alkali yaparak ortamı uygun hale getirir.
    Eğer midede besinler uzun süre kalırlarsa yukarı olduğu gibi aşağıya doğruda basınç uygularlar ve pH 1.5 olan asit oniki parmak bağırsağına besinlerden önce geçerek burasını tahriş eder.
    Buda oniki parmak bağırsak ülseridir..

    Bu yazı Dr Haydar Yılmaz kendi.profilindeki paylasımıdır ve altaki de bu konu ile ilgili kendi görüşüdür.

    Bu yazıya benim ekleyeceğim not şudur.
    Besinler midede çok hızlı bir şekilde sindirilmelidir.
    Özellikle kimyasal sindirim bir fermentasyondur.
    Besinlerin kimyasal olarak çürütülmesidir.
    Bunun için yemeklerde mutlaka fermente ürünler tüketilmelidir.
    Yemeklerde Yoğurt.. ,Probiyotik Yoğurt ....;Kefir.... ,Turşu.... ,Sirke.. ,Şalgam suyu eksik olmamalııdr

  2. #2
    çok önemli buldugum için yazıyı oldugu gibi tasıdım lütfen okuyun



    İsim:  FB_IMG_1471379552419.jpg
Görüntüleme: 369
Büyüklük:  49.0 KB (Kilobyte)
    İsim:  FB_IMG_1471379545509.jpg
Görüntüleme: 215
Büyüklük:  67.1 KB (Kilobyte)
    Yazıyı yayına hazırlamak yaklaşık 3 saatimi aldı. 10 dk sını ayırıp okuyan herkese umarım faydası olur.

    Hasta Değil Susuzsunuz
    Su hayat kaynağımız, susuz yaşam mümkün değil.
    Su sadece yaralı değil, doğanın en basit, en etkili ve en güvenli ilacı. Dr. F. Batmanghelıdj "hasta değil susuzsunuz" diyor "Su" isimli kitabında.
    İranlı Dr. F. Batmanghelıdj sadece su ile tedavi ettiği hastalarını ve bilimsel çalışmaları ışığında yazdığı kitabında suyu en iyi anlatanlardan.
    Susuzluğun pek çok hastalığın aslında ana sebebi olduğunu kitabında çok derin anlatan dr. Batmanghelıdj, kitabında su ile tedavi ettiği hastalarının hikayelerinden de bahsediyor.

    Çay, kahve, alkol ya da hazır içeceklerin suyun yerini tutacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu içeceklerin içinde su olduğu doğru ancak birçoğu kafein gibi su tutan maddeler içerir. Bu maddeler yalnızca içinde çözündükleri suyun vücut tarafından kullanılmasına engel olmakla kalmayıp, vücut depolarından da su alırlar. Kahve çay alkol, ya da diğer hazır içecekleri içtiğimizde vücudunuz içtiğiniz sıvı miktarından çok su kaybeder. Bu içecekleri içtikten sonra idrar miktarınızı ölçerseniz, bunun içilen sıvıdan daha fazla olduğu görülecektir. Ayrıca sıcak içecekler içildikten sonra içeriden ısınan vücut kendini soğutmak için terleme yoluyla derideki gözeneklerden de su kaybeder.

    Vücudun her gün suya gereksiniminin 46 nedeni
    Kitapta 46 sını da bulabileceğiniz nedenlerden sadece 10 tanesi şöyle;

    Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan yapıştırıcıdır.
    DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
    Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
    Su bütün besinlerin vitamin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metebolik aşamalarında görev yapar.
    Hücreye ulaşan su o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atmaları için akciğere taşır.
    Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
    Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
    Stres, depresyon ve gerginliğin hafiflemesinde yardımcı olur.
    Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde çok etkilidir.
    Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir.

    Yeni tanınan susuzluk algılaması
    Aşağıdakilerin bir kısmı "fizyolojik bozukluk" olarak tanımlanır, ancak bunlar kitapta dehidrasyon belirtisi bulgular olarak geçiyor.

    Nedensiz yorgunluk
    Yüz kızarması
    Sinirlilik ve nedensiz öfke
    Endişe
    Keyifsizlik ve yetersizlik duygusu
    Depresyon
    Baş ağrısı
    Uykusuzluk
    Dikkat dağınıklığı
    Kahve, çay, kolalı içeceklere aşırı düşkünlük
    Nefes sorunu (akciğer iltihaplanması vs. olmaksızın)

    Kitapta yukarıda geçen her bir madde irdelenmiş ve açıklanmış.

    Astım
    Alerji
    Hipertansiyon
    Kabızlık
    Tip 2 Diyabet
    Bağışıklık sistemi hastalıkları

    Yukarıdaki rahatsızlıkların hepsi vücudun bölgesel veya genel su yetersizliğiyle birlikte kimyasal değişikliklere bağlı olarak çürüme başlangıcının belirtileridir deniyor ve başlıklar da konu konu uzunca anlatılıyor.

    Vücudun acil su gereksinimi
    Vücutta üçüncü bölgesel dehidrasyon (susuzluk)belirtisi ağrıdır. Vücut ivedi su gereksinimini, eriğe benzeyen hücrelerin kuru eriğe dönüşmesini ve susuzluğun ona geri dönüşü olmayan hasarlar vermesini beklemeden çeşitli ağrılarla gösterir. Yeni yeni anlaşılmaya başlanan bu ağrılar susuzluk belirtisidir.
    Dehidirasyonun derecesine ve güçlü bir su akımı tarafından temizlenmediği için hücre içinde biriken asidin yerine bağlı olarak aşağıda verilen tipik sağlık sorunları çıkar.

    Mide ekşimesi
    Dispepsiye bağlı mide ağrısı
    Göğüsağrısı
    Bel ağrısı
    Romatizmal eklem ağrısı, ankiloz spondilit (omurga ve çevresindeki eklemlerde yangı)
    Migren ağrısı
    Kolit ağrısı
    Romatizmalı dokularda ağrı
    Gebelikte sabah bulantısı
    Bulimia (anormal yeme alışkanlıkları)

    Yukarıda sayılan maddeleri de tek tek inceleyen kitap gerçekten bir kaç cümle ile özetlenemeyecek kadar derin anlatımlar içeren, su hakkında insanı derinden düşündüren ve ezber bozan niteliğinde.

    Vücut normal fizyolojik işlevlerini sürdürmek için her 24 saat 40 bin bardağa eş değer suyu sistemlerinde dönüştürür. Bunu yaşamı boyunca her gün yapar. "Su metabolizmasındaki dönüşüm süreci" içinde çevresel koşullara bağlı olarak, vücutta her gün yaklaşık 6-10 bardak su kaybı olur. Bu kaybın yerine koyulması zorunludur.

    Herkesten farklı olduğunuzu ve vücudunuzun bu miktarda suya gereksinim duymadığını düşünürseniz büyük bir hata yaparsınız. Vücut önemli işleri için toplam su içeriğinin 6-8 bardağa eş değer miktarını kullanır. Be nedenle günde en az 8-10 bardak suya gereksinim duyar. Günlük su tüketimi 220 ya da 440 ml lik parçalarda alınmalıdır.
    Son olarak su içme kuralları

    Su yemekten 30 dakika önce içilmelidir. Bu özellikle gastrit, duodrenit, mide ekşimesi, peptik ülser, kolit ya da gaz sorunu olanlarda sindirim sistemini, sindirim sürecine hazırlar.
    Yemekten 2.5 saat sonra içilen su sindirim sürecini tamamlar ve besinlerin yıkımıyla olan dehidrasyona engel olur.
    Sabah kalkar kalkmaz ilk önce su içilmelidir.
    Spordan önce su içilmelidir.

    Vücudun suya gereksinimi vardır. Hiçbir şey onun yerini tutamaz. Kahve, çay, gazlı ve alkollü içecekler, hatta süt ve meyve suları bile bize suyun verdiklerini veremez.
    Mineraller yaşam için gereklidir
    Potasyum, kalsiyum, magnezyum ve çinko hücre içindeki su miktarını düzenleyen başlıca minerallerdir. Hücre içinde geçişme basıncını dengeler ve hücrelerin iyi çalışmasına yardım ederler.
    Doğal fermantasyon yöntemi ile elde edilmiş ve pastörize edilmemiş çiğ bir sirkede yapıldığı meyveden gelen pek çok vitamin ve demir, kalsiyum, bakır, florin, fosfor, manganez, magnezyum, sülfür, sodyum ve klorin bulunmaktadır.

    Ev yapımı vitamin ve mineralli su
    Malzemeler;
    http://www.fermentemutfagim.com/2016...usuzsunuz.html
    Konu Rukiye Vural tarafından (16.08.2016 Saat 23:40 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Serbest Oyun'un önemi
    By joyhbuber in forum Annelerimiz için
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.02.2015, 19:03

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •