Anne ve babaların en çok şikayet ettiği konuların başında çocukların bitmeyen istekleri ve ‘hayır’ la durdurulamaması gelir. Evet anne baba olarak çok fazla hayır kelimesini kullanıyorsanız ancak acaba bu hayırlar çocuk için ne kadar önemli.. Doğru yerde ve doğru şekilde kullanıyor muyuz..
Evde, sokakta, markette, misafirlikte çocukların uygun yer ve zaman gözetmeksizin istekleri olduğunu biliyoruz. Uygun bir anne baba eğitimiyle çocuktan beklenen yaşı ilerledikçe kendi isteklerini zaman zaman durdurup uygun yer ve zamanlarda talep etmeyi öğrenmesidir. Ancak dikkat ederseniz uygun anne baba eğitimi kilit önkoşuldur. Bu uygun anne baba eğitimi kelimesiyle ne anlamalıyız..
Çocuğun isteklerinin ne zaman ve hangi koşullarda gerçekleşebileceğiyle ilgili fikre ve önseziye sahip olabilmesi en başta anne babanın onu doğru yönlendirebilmesiyle gerçekleşir. Anne baba çocuğun bitmeyen istekleri karşısında ufak yaşlardan daha kısa ve net cümleler kurarak; yaş ilerledikçe de birtakım nedenleri var ise neden hayır dediğini belirterek çocuğa hayır diyebilmelidir.
Evetler ve hayırlar anne babaların vicdani açıdan teraziye duygularını koyduğu en büyük ikilemdir. Çocuğunun üzülmemesini herkesten çok ister ve zaman zaman istemese de evet der. Bunun tam tersi olarak çocuğunun sınırsız, hesabını bilmeyen bir çocuk olmasından korkan anne babalar ise bol bol hayır kullanarak çocuğun isteklerini katı bir şekilde görmezden gelmiş olabilir. Burada çok çok hassas bir nokta da çocuğa hayır derken olabildiğince neye evet dediğinizi açıklamanızdır. Şöyle ki ‘hayır arabada önde oturmamalısın’ a ek olarak ‘evet arka koltukta gelip bizimle markete gelebilirsin’ gibi alternatif cümleler kurabilmektir. Bu alternatif yaratma imkanı her zaman mümkün olamasa da olabildiğince çift yönlü düşünmek gerekir.
Bu noktada ailelerin sınır koymakla neyi anladığını ve anladığını nasıl uyguladığının oldukça önemli bir nokta olduğunu anlamalıyız. Çocuğunuza evet ve hayırlar söyleyerek aslında sınır koymuş da oluyorsunuz. Çocuk bu sayede neyin doğru-yanlış olduğu, ne tarafa gideceği ve yönünü bulmak gibi muhakeme gerektiren beceriler ve öğrenmeler açısından oldukça gelişmekte olur. Bir iç disiplin ve öz saygı kazanımı da sağlanır. Sınır koyulmak başta hoşa gitmese de çocuk için kalıcı olumlu öğrenme ve alışkanlıkların gelişmesine yardımcı olur. Çocukta sorumluluk duygusu gelişir ve kendini tanırken olumlu kazanımlar elde etmesi kendine olan güvenini arttırır. Aynı şekilde başka bir kişinin ondan gereksiz istekleri olduğunda ya da uygun olmayan ısrarları karşısında hayır diyebilmeyi de daha kolay yapabilir. Kendisine olan bu tutumu diğerlerine karşı uygulayarak kendini daha rahat hisseder. Anne babalarının istekleri karşısında yoğun suçluluk duyan ve hayır lafını az duymuş çocuklar büyüdüklerinde kendileri de aynı duyguları hayır derken hissedebilmekte ve kendilerini istemedikleri durumlara düşürebilmektedirler.
Hayır demeden önce çocuğunuzdan beklentilerinizi gözden geçirmenizde fayda var. Eğer siz kendi içinizde tutarlı ve net bir tutum sergileyebilirseniz çocuk sizi daha samimi bulacak ve daha kolay yönlendirilebilecektir. Ona beklentinizin ne olduğunu açıkça dile getirin. Bunu yaparken duygularınızdan da bahsedebilirsiniz. Samimi davranın çünkü hayırlar kolay kabul edilmeyebilir; çocuğunuzla karşılıklı güven duyulan bir ilişkinizin olması en önemli koşuldur.
Eğer hayırlarınızı dinlemiyor ise beklentilerinizi tekrar gözden geçirin. Eğer tutumunuzda bir yanlış olmadığından eminseniz, kararlı olmakta devam edin ve onu ikna etmeye çabalarken çok fazla dil dökmeyin. Kararlılıkla biraz zaman verin ve sabırlı davranın, sizin kararlı olduğunuzdan emin olması biraz zaman alabilir.
Ancak sık sık hayırlarınızı gözden geçirmekte fayda vardır. Hassas bir dönemde hayırlar belirli sürelerle değişikliğe uğrayabilir. En önemlisi de çocuğun o anki yaşını ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak beklentilerimizi kurmak ve evet-hayırları uygun koşullara göre değiştirebilmek ve kullanmaktır.
Klinik Psikolog Nesrin Ertürk