Kardeşi olduktan sonra çocuğunuz değişti, hırçınlaştı veya hassaslaştı mı?
"Hayal edin.
Bir gün kapıyı açıyorsunuz, eşiniz gelmiş. Şefkatle size yaklaşıyor. Kolunu omzunuza atıyor ve ‘Tatlım, seni çok seviyorum. O kadar harika birisin ki aynı senin gibi bir eşim daha olsun istedim’ diyor.
Tepkiniz ne olurdu?
Yeni eş sizden oldukça genç, bu yüzden de çok tatlı. Bütün ilgiyi hep o çekiyor.
Size kibarca ‘merhaba’ diyorlar ama onu görünce ‘ayy ne kadar tatlı değil mi? Merhaba canım, sen çok güzelsin’ diyorlar. Bir de size dönüp ‘Nasıl, yeni arkadaşına alıştın mı? Aranız nasıl?’ diye soruyorlar.
Tepkiniz?
Yeni ‘eş’in kıyafete de ihtiyacı var kuşkusuz. Eşiniz sizin dolabınızı açıyor ve içinden bazılarını seçip ona veriyor. Siz itiraz ettiğinizde de, biraz kilo aldığınızı, artık bunların size dar ve küçük geldiğini ama ona tam olacağını söylüyor.
Ne söylerdiniz?
Yeni eş sürekli değişiyor, her gün daha da zeki davranıyor. Bir gün eşinizin size aldığı bilgisayarı çözmeye çalışırken, o içeri girip nasıl kullanıldığını bildiğini ve kullanmak istediğini söylüyor. Siz izin vermediğinizde ağlayarak gidip eşinizi çağırıyor.
Eşiniz ona sarılmış olarak içeri giriyor. ‘Ne olur bir kere kullansa? Ne zararı olabilir? Neden paylaşamıyorsun?’ diyor.
Ne hissedersiniz?
Eşiniz artık onunla çok sık vakit geçiriyor. Onu gıdıklıyor, o da kıkırdıyor. Telefon çalıyor, eşinizin acil bir işi çıkıyor. Sizden evde onunla kalmanızı, ona göz kulak olmanızı ve iyi olduğundan emin olmanızı istiyor.
Ne düşünürsünüz?" *
Bu durumu değiştiremeyeceğinizi, itiraz edemeyeceğinizi, hayatınızın sizin arzunuzun dışında sonsuza kadar değiştiğini ve gidecek yerinizin olmadığını da düşünün. Kapana kısılmış gibi hissetmez misiniz?
Ne kadar ağır ve 'olmaz öyle şey' dedirten bir analoji değil mi?
Eşini çok seversin ve paylaşamazsın.
Anneni çok seversin ve paylaşamazsın.
Sevgine ortağı kabul edemezsin.
Yasal olarak yeni eş almak mümkün değildir. Sana duyulan sevgi, karı-koca sevgisinden şüphesiz farklıdır ve daha kuvvetlidir. Ancak seninle çok mutlu oldukları için senden bir tane daha istemeleri yasaldır.
Başkaları tarafından yeni bebeğin daha çok ilgi görmesi sinirini bozar. Hep onun daha tatlı olduğunu düşünürsün.
Paylaşmak zorundasındır; daha önce senin olan her şey, daha çok onun gibidir şimdi. Şikayet edersen azar bile işitirsin.
Annenle bebeğin çok yakın olduğunu, neşe ile kıkırdadıklarını görürsün. Sen de tam da şimdi aynı ilgiye muhtaçsındır oysa. Eskiden sadece senin olan kucakta artık başkası vardır. Üstelik bir de ona göz kulak olman istenir çünkü abla/ağabeysindir.
Çocuklar için yeni bir kardeşin gelişi ve anne babayı paylaşmak işte bu kadar zor... Aynı şey olmasa da, yarattığı duygular çok benzer. Çocuğunuzun davranışlarını izlediğinizde bu çok güçlü duyguların yansımalarını göreceksiniz. Belki de kendi çocukluğunuzdan izler bulacaksınız.
Sabırla, şefkatle ve anlayışla denge kurarak, onlara alışmaları için zaman vermemiz gerektiğini unutmayalım derim. Bu duyguları değiştirmek bizim elimizde ve mümkün.
Sevgilerimle.
*Analojiler Adele Faber ve Elaine Mazlish’in Siblings Without Rivalry (Kardeş kavgaları kaçınılmaz mı?) adlı kitabından alıntıdır.
(United States 2012; 16)