3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: çocuklarda inat davranişi,nedenleri ve inadi aşmak için pratik yöntemler

  1. #1

    çocuklarda inat davranişi,nedenleri ve inadi aşmak için pratik yöntemler

    Hepimiz, zaman zaman çocuklarımızın inatçı olduğundan yakınırız.(Tabi bu yakınmalarımızı asla onların yanında yapmamalıyız.) Kimi zaman inatlaşma sırasında nasıl yaklaşacağımızı bilemediğimiz için durum yön değiştirir ve öfke nöbetine dönüşür. Sonunda da mücadeleyi kaybeden taraf biz oluruz ve çocuğumuzun inatlaştığı durumu kabul ederiz. Böylece farkında olmadan çocuğumuzun inatçılık özelliğini geliştirmesine neden oluruz. Bu ay sizlerle “Çocuklar neden inatçı olur?”, “Çocuklarla inatlaşmamak için neler yapmalıyız?”, “inatlaşma esnasında çocuğa nasıl yaklaşmalıyız?”, “İnatlaşma krize dönmüşse nasıl davranmalıyız?” sorularının cevapları üzerinde duracağız.
    ÇOCUKTA İNAT- TUTTURMA DAVRANIŞININ NEDENLERİ
    Çocuklar, 1-3 yaşlar arasında gelişimsel sürecin bir aşaması olarak özerkliklerini ilan etme çabasındadır ve anne babasından bağımsız hareket edebildiğini göstermek için kendi taleplerini anne babasına kabul ettirmeye çalışır. Bu dönem bazen 4 yaşa kadar uzar. Çocuklar kendi fikirleri uygulansın ister ve işine kimseyi karıştırmak istemez. Bu dönemde anne babalar kendilerini çaresiz hissederler, kontrolün elden kaçtığını düşünürler ve kendi anne babalıklarını irdelemeye başlarlar. Bu durum, gelişimsel olarak doğal kabul edilen bir süreçtir. Çocuklarınızla bu dönemde çatışma yaşamanız kaçınılmazdır ve en kararlı anne baba bile bu durumları yaşar. Bu dönemde çocuğun çok fazla üzerine gidilmesi, inadının kırılmaya çalışılması, gergin anne-baba çocuk ilişkileri, hatalı tuvalet eğitimi, yemek yemesi konusunda çocuğun çok fazla üzerine gidilmesi, baskıcı ve ısrarcı anne baba tutumları, aşırı titiz ve ayrıntılara önem veren anne modelleri, kardeşler arasında ayırım yapma gibi yanlış anne-baba tutumları ve “çok inatçısın, bir şeyi de bizim istediğimiz gibi yap, bıktım şu inadından” gibi tepkiler ve “başkalarının yanında çocuğun inatçı olduğuna dair onu etiketleyici ifadeler” bu dönemin doğal özelliği olan inatçılığın çocukta karakter özelliği olarak yerleşmesine ve bu dönemden sonra da görülmesine neden olur. Ayrıca her söylenilenin tersini yaptığı gözlenen çocuğu, yapması gerekenin tam tersi davranışı (ö: Kapıları sürekli açık bırakan bir çocuğa kapıları kapattırmak için “ irem kapıyı aç “ demek vb.) ondan talep ederek yaptırmak da son derece sakıncalıdır. Çocuklar bazen inatçılıkta sabrınızı ve sınırlarınızı zorlar. Tüm çıkış yollarını denerler. Bu durumlarda çocuklarınız sizin kararlılığınız ve ciddiyetinizi test etmektedir. Koyduğunuz kuralın önemini görmek isterler. Siz bu aşamada kararlı yaklaşarak ve kuralınızdan taviz vermeyerek ciddiyetinizi ve kuralınızın önemini çocuğunuza göstermiş olursunuz. Bu test etme durumu birkaç kere tekrarlanabilir. Özellikle bu durumlarda kontrolünüzü kaybetmemeniz gerekmektedir. Çocukla inatlaşmamak için ne yapmalıyız? Bu dönemde en önemlisi anne babanın bu durumu doğal olarak kabul edip sabırlı davranması, çocuğuna uygun tepkiler vermesi, çocuğuna inatçı olduğuna dair mesajlar vermemesidir. Bu inatlaşma döneminin geçeceğini bilmeniz çocuğunuza sabırlı olmanız konusunda size destek verecektir. Anne baba olarak sizlerin bu dönemde yapması gereken çevreyi çatışma ve tehlike yaşamayacak şekilde düzenlemektir. Günümüzde anne babaların en çok kıyafet seçiminde sorun yaşadığı görülmüştür. En büyük probleme sebep olan bu konu ile ilgili olarak şöyle bir düzenleme yapabilirsiniz: Pazar günü o hafta 5 gün boyunca giyeceği kıyafetleri belirleyin. 5 takım kıyafet ayırın ve bu kıyafetleri ayrı bir dolaba koyun çocuğunuza da o dolabı tanıtın. O hafta giyeceği kıyafetleri oraya koyacağınızı isterse bu kıyafetleri beraber seçebileceğinizi, o hafta boyunca giyinmek için o dolabı kullanacağını belirtin. Pazartesi günü ilk uygulamanıza başlayın. Bu kuralı yeni uygulamaya başladığınızda çocuğunuz bazen diğer dolabından giyinmek için ısrar edecek ve sizi deneyecektir. En önemlisi bu noktada kuralı bozmamanız ve yine o seçilen kıyafetlerden giyinmesini sağlamanızdır. Çocuğunuz birkaç denemeden sonra bu kuralı kabul edecektir. Bu dönemde çocuğunuzla inatlaşmamak için kurallar konusunda çok ayrıntıcı olmamanız faydalı olacaktır. Çocuğunuzun istediği gibi davranmasını ve özgürlüğünü yaşamasını sağlayın. Bu durum ileride kendi kararlarını kendi verebilen, çevresinden çok etkilenmeyen, bilinçli bir birey olmasını sağlar. Çocuğunuzun kendini ifade etmesi için sizin kurallarınıza karşı çıktığı bu dönemde belli kurallarınızın olması ve bu kurallarla ilgili taviz vermemeniz durumu kolaylaştıracak ve bu net kurallarla ilgili ciddi çatışmalar yaşamanızı önleyecektir; ama unutmayın bu kurallar belli durumlar için olmalıdır, detaycı kurallar çocuğu bunaltır.

  2. #2
    ÇOCUĞA İNATLAŞMA ESNASINDA NASIL YAKLAŞMALIYIZ:
    İnatlaşmayı engellemenin en pratik yolu çocuğunuza seçenek sunmaktır. Yemek konusunda sorun yaşıyorsanız yemek öncesi, önce çorbanı mı içmek istersin yemeğini mi yemek istersin? ya da büyük tabakta mı yemek istersin küçük tabakta mı? gibi sorular yöneltin. Çocuğunuz bunların kararını kendi verince durumda kontrol sahibi olduğunu hisseder ve onun dediği olduğu için sizinle çatışmaya girme ihtiyacı hissetmez. Eğer yemek yemek istemiyorsa “tamam sen bilirsin, eğer yemezsen yemekten sonra sana vereceğim çikolatayı kaybedersin. Sen seç” diyebilirsiniz. Burada önemli nokta bunu dedikten sonra uygulamanızdır. Bu seçimden sonra çocuğunuz yine yemek yemediyse, çikolatayı vermemeniz gerekiyor. Bu sizin ne kadar kararlı olduğunuzu çocuğunuza gösterir. Çocuğunuz bir konuda inatlaşmaya başladıysa, kontrolü kaybetmemeniz, sesinizi yükseltmemeniz ve kararlı bir ses tonu ile konuşmanız çocuğunuzu etkileyecektir. Çocuğunuz inatlaşmaya başladığı anda bu ses tonu ile neden onun istediğinin olamadığını basit bir şekilde anlatın, ikna etmeye çalışmayın ve açıklamayı çok uzun tutmayın. En önemlisi ise çocuğunuza bu konu ile ilgili üzgün olduğunuzu belirtin. Öeğin, çocuğunuz soğuk bir günde sizden dondurma istiyorsa “sana dondurma alamadığım için üzgünüm ama dondurma yiyince hasta olabilirsin. Bu yüzden sana dondurma alamam.” Açıklaması yeterli olacaktır. Eğer bu açıklamayı uzatırsanız çocuğunuz isteğinde ısrar edecektir ve durum krize doğru ilerleyecektir. İnatlaşma esnasında etkili olan bir yöntem de dikkatini başka yöne çekmektir. Bu küçük çocuklarda durumun sorunsuzca çözülmesini sağlayan pratik bir yöntemdir. Çocuğun dikkatini ilgisini çekebilecek başka bir şeye yöneltin ve istediği şeyi unutmasını sağlayın. Böylelikle bir inatlaşma yaşamamış olursunuz. İnatlaşma esnasında tepkilerinizi çocuğun kişiliğine yönelik vermekten çekinin. Sadece o olaya yönelik ifadelerde bulunun. Onun inatçı olduğuna yönelik tepkiler yazının başında da belirttiğim gibi bu durumu kabullenmesine ve konu ile ilgili çaba sarf etmemesine sebep olur. Bu dönemde bazen çocuğun inat ederek seçtiği durumun sonucunu yaşamasına müsaade etmek gerekir. Öeğin bir hafta sonu gezisinde çocuğunuz hava sıcaklığına uygun olmayan ince bir kıyafet seçti ve vazgeçmiyor. Siz “gezmeye gidebilmemiz için daha kalın giymelisin. Eğer bunu giymekte diretirsen üzgünüm gezmeye gidemeyiz” dediniz ve çocuğunuz kıyafetinden vazgeçmedi ise onu o gün gezmeye götürmeyin. O günü evde geçirin. Kısa bir süre sonra çocuğunuz yanınıza gelerek “anne tamam kalın giyineceğim hadi gidelim” diyecektir. Bu noktada evde kalmanız, o gün gezmeye gitmemeniz kilit noktadır. Daha sonra yaşayacağınız buna benzer durumların seyrini etkileyecektir. O gün mutsuz bir şekilde evde kalan çocuk davranışının olumsuz sonucuyla karşılaşmıştır ve sizinle bu konuda tekrar çatışmaya girmeye cesaret edemeyecektir. Kriz Esnasında Çocuğa Nasıl Yaklaşmalıyız? Kriz esnasında en önemlisi inatlaşma esnasında olduğu gibi kontrolümüzü hiçbir şekilde kaybetmememizdir. Beden dilimizle ve ses tonumuzla kontrolün bizde olduğunu çocuğumuza iletmeliyiz. Bu kararlılığımızı gördükten sonra çocuk bir süre daha ağlama krizine devam etse de kısa süre içinde bu isteğinden vazgeçecektir. Yeter ki sizin kararlı olduğunuzu görsün! Bazı durumlarda, çocuk daha önceki benzer durumlarda ağlayarak isteğini elde etmiş ve bu davranışı pekiştirilmişse ağlama krizinde ısrarcı davranabilir. Bu gibi durumlarda en uygun yöntem “etkin aldırmazlık yöntemi” dir. “Çocuğunuz yaptığınız açıklamaya rağmen” ağlama krizine devam ediyorsa, “sen bilirsin ben yemek yapmak için mutfağa gidiyorum, susunca yanıma gelebilirsin” açıklamasını yaparak onun yanından ayrılmanız en uygun davranış olacaktır. Çocuk onunla ilgilenmeye devam ettiğinizi görünce isteğini elde etmek için hala bir ihtimal olduğunu görecek ve ağlamaya devam edecektir. Eğer siz ona onunla ilgilenmediğinizi gösterirseniz ağlamasının faydasız olduğunu görecek ve bir süre sonra susacaktır. Zira çocuklar dahil, hiç kimse seyircisi yoksa rolüne, yani oyununa devam etmeyecektir. Yapmanız gereken duruma biraz sabretmek ve kararlı yaklaşmaktır. Bu uygulamanız sonucu çocuğun krizi geçince isteğinin niye yerine getirilemediğini tekrar kısaca anlatın ve durumla ilgili kararınızdan vazgeçmeyin. Bu önerileri uygulamaya başladıktan sonra, çocuğunuzda davranış değişikliği oluşması için lütfen ona zaman tanıyın ve sabırlı olun. Değiştirmeye çalıştığımız bir davranışta sönme meydana gelmeden önde çocuk istenmeyen davranışta pik yapıp davranışı iyice arttırabilir. Öeğin, istediği yapılmadığında önceleri sadece ağlıyorken, siz etkin aldırmazlık uygulamaya başladıktan bir süre sonra, istediği olmadığı zaman ağlamayla birlikte, yerlerde tepinme, kendine ve çevreye zarar verme, kusma ve nefesini tutma gibi davranışlarla inatçı ve sınırlarınızı zorlayan tepkilerini arttıracaktır. Bu durumda yine yapmanız gereken şey sadece sabırlı olmak ve çocuğunuzun tepkilerinin artmasının, istenmeyen davranışının sönmeye yüz tuttuğunu bilerek istikrarınızı korumanızdır. Unutmayın yeni bir davranışın yerleşmesi en az 3 hafta sürer. Bu önerilerle oluşturduğunuz yeni tutumunuzu 3 hafta boyunca istikrarlı bir şekilde sergilerseniz, bu sürenin sonunda mutlaka faydasını görmeye başlayacaksınız. Önemli olan istikrarınızı ve sabrınızı kaybetmemenizdir.

  3. #3
    çok güzel bir yazı...teşekkürler....

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.11.2015, 12:27
  2. 21 ÇEŞİT KEDİ DAVRANIŞI ve ANLAMLARI
    By DNZDNZ in forum Kediler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.11.2015, 12:18
  3. Çocuklarda 2 Yaş Dönemi
    By joyhbuber in forum 6-24 ay bebekler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.07.2015, 20:27
  4. DEHB’nun Nedenleri Nelerdir?
    By joyhbuber in forum DEHB (dikkat eksikligi ve hiperaktivite bozuklugu)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.02.2015, 00:24
  5. Bedensel Engelliliğin Tanımı, Çeşitleri ve Nedenleri
    By hayalsabun in forum Bedensel Engeller
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.01.2015, 11:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •