2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Erken yaşta yabancı dile çözüm!

  1. #1

    Erken yaşta yabancı dile çözüm!

    Erken yaşta yabancı dile çözüm!
    Konuşulan rivayetlerin aksine, iki dil öğretmek çocuğun gelişimi açısından sakıncalı bir durum değil. Aksine çocuklar doğdukları zaman yüksek derecede öğrenme içgüdüsüne sahipler. 0-3 yaş çocukların ana dili hariç diğer bir dili öğrenmeleri açısından en uygun zaman. Hatta uzmanlar 3 aylıkken kesinlikle ikinci dil eğitimine başlanması gerektiğini vurguluyorlar.
    Dil öğretmedeki en önemli nokta sürekli ve tutarlı olmak. Çocuk düzenli olarak ana dili dışında diğer dili de sürekli duymalı. İki dile maruz kalan çocuk aynı anda ikisini birden öğrenebiliyor. ‘’anne’’ kelimesini öğrenen çocuk aynı anda ‘’mother’’ kelimesini de dağarcığına ekliyor.
    İki dilli çocuklar tek dilli çocuklara nazaran yazmayı daha çabuk öğrenebiliyor fakat konuşmada gecikme yaşayabiliyorlar. Fakat bu gecikme çok kısa sürüyor. İki dilli çocukların hayata bakış açıları farklı kültürlerden etkilendiği için daha geniş oluyor. Tek dilli çocuklara göre iletişim kurma becerileri daha fazla gelişmiş oluyor. Küçükken öğrenilen diller çocuğun zeka kapasitesini arttırıyor. İki dil çocukların matematiksel ve bilimsel yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlıyor. İki dil öğrenen çocukların beynindeki sinir hücreleri daha çok çalışıyor ve beyin faaliyetleri artıyor. Ayrıca duygusal zekaları gelişiyor.
    NASIL BİR YOL İZLENMELİ?
    · Çift dil eğitimine erken yaşta başlamak kalıcı hale gelmesinde çok etkili.
    · Öğreteceğiniz yabancı dili belirledikten sonra çocuğunuza o dilde masallar okuyun, dinletin.
    · Masalı ana diline çevirerek değil nesneleri göstererek anlamasına yardımcı olun.
    · Seçtiğiniz diğer dilde müzikler dinletin.
    · Oyunlar oynatın, birlikte oyunlar oynayın.
    · Çizgi filmleri alt yazılı tercih edin.
    · Eğer ailede yabancı dil bilen bir ebeveyn varsa sürekli olarak o dilde iletişim kursun.
    · Bu işin üstesinden gelemeyeceğinizi düşünerek pes etmeyin.
    · Kalabalık ortamda çocuğunuzdan iki dilde konuşmasını isteyerek utandırmayın.
    · Öğrendiklerini hayata geçirmesi zaman alabilir, sabırlı olun.
    · Bütün çocuklar kinestetik öğrenicidir. Öğrettiğiniz her kelimeyi hareketlerinizle anlatın.

  2. #2

    çocuğunuzun dil gelişimini destekleyin!

    ÇOCUĞUNUZUN DİL GELİŞİMİNİ DESTEKLEYİN! ÇOCUK DAHA KONUŞMAYA BAŞLAMADAN ÇOK ÖNCE DİLİN TEMELLERİ ATILIR.

    Çocukların konuşmaya yatkınlığı anne karnında başlar. Çocukların dil gelişimini desteklemek için ailelerin yapması gereken bazı şeyler var.

    Küçük bir çocuğun konuşmaya başlaması mucize gibidir. Anlamsız seslerle başladığı bu yolcuğunda baba, dada, dede ve derken bir de bakmışsınız konuşmaya başlamış. Bu inanılmaz mucize öyle kendiliğinden başlamaz. Daha anne karnındayken sorunsuz bir dil gelişiminin koşulları oluşmaya başlar. Doğmamış bir bebeğin anne karnında konuşmaya yönelik biyolojik yatkınlığı başlar. Doğduktan sonra yenidoğanın çevresindekiler (anne, baba, teyze) ona sürekli bir dilsel yönelim içinde olurlar. Çocuk daha konuşmaya başlamadan çok önce dilin temelleri atılır.

    Sağlıklı bir dil gelişimi için işitme kaybının olmaması ve görme yetisinin yerinde olması gerekir. Aynı zamanda sağlıklı bilişsel gelişimde bu süreçte önemlidir. 24 aylık bir çocuğun kelime hazinesinde ortalama 50’den fazla sözcük olması gerekir. Henüz 50 kadar kelimesi olmayan ve basit ‘al, ver’ gibi cümleleri kullanamayan çocuklarda uzman bir dil ve konuşma tarafından değerlendirilmesi gerekir.

    Dil gelişimini desteklemek için ailenin yapması gerekenler

    Daha ilk günden çocuğunuzla konuşun. Onu beslerken, altını değiştirirken, yıkarken, giydirirken her zaman ne yaptığınızı ve niye yaptığınızı ona anlatın.
    En önemlisi ona gülümseyin. Bebeğiniz size herhangi bir mimik gösterdiğinde mesajını alın ve onu cevaplayın. Bu şekilde çocuğunuz kendince sizinle iletişim kurmaya çalışıyordur. Eğer siz bir gülücükle çocuğun bu çabasını desteklerseniz sizinle iletişim kurma çabasında başarılı olacaktır. Ona verdiğiniz bu pozitif geri dönüş onun bu bağlamdaki çabalarını arttırmasına yardımcı olacaktır.
    Bebeğin nesnelerin dünyasıyla tanışmaya başlaması 9. - 10. aylara doğru kendi hareketlerini daha rahat kontrol etmesiyle başlar ve nesnelerin dünyasını keşfetmesi de hız kazanır. Onun kendi çevresini tanımasında yardımcı olun ve beraber keşfedin. Bırakın musluğu defalarca akıtsın, ışık düğmesini açıp kapatsın. Kalemin karalama yaptığını ve sofra ununun her tarafı beyaza boyadığını anlasın. Farklı nesneleri yere bıraktığımızda farklı sesler çıkardığını keşfetsin.
    Bebeğin fiziksel olarak hareket serbestliği kazanması (emekleme), onun çevresini keşfetmesine yardımcı olur. Bu serbestlik aynı zamanda çocuğa, ebeveynlerine olan uzaklığı ve yakınlığı ayarlamasına imkan verir. Bu şekilde bebekler nesnelerin ve insanların görünürde olamasalar dahi varlıklarını devam ettiklerini kavramaya başlarlar (nesnenin sürekliliği). Bebeğinizle saklambaç oynayın. Kanepenin veya perdenin arkasına gizlenin ve tekrar ortaya çıkın. Sevdiği topunu koltuğun arkasına atın ve gidip beraber arayın. Aile üyelerinizden bir saklansın ve sizi çağırırken sesinden nerede olduğunu bulmaya çalışın.
    Çocuğun dili keşfedilmesi için iki temel gelişim çizgisi vardır

    Bir yaş civarında, iki gelişim çizgisi birbirine paralel olarak seyreder. İletişimde olduğu bireylerle etkileşimi ve iletişimi bir yanda, nesnelere yönelik eylemleri diğer yandadır. Yani eğer çocuğun bir nesne ile meşgul işe iletişimde olduğu kişiyi buna dahil edemez, fakat kişi ile direk bir etkileşim varsa nesne unutulur ve ikinci plana düşer. Birinci yaşın sonuna doğru bu durum hızla değişmeye başlar. Çocuk artık nesneleri ve bireylerin dünyası hakkında yeteri derecede bilgiye ve deneyime sahiptir. Ve bunları artık birbiri ile bağlamaya başlar. Nesne ile bir eylemi yapmadan önce, bireylerin (veya annesinin) nasıl tepki vereceğini merak edip bu eylemi yapmadan önce annesine bakan çocuk, bu bakışla dilin oluşması için gerekli olan en temel beceriyi kazanmış demektir. Bu andan itibaren yetişkinlerin sözel çıktıları sadece bebeğe eşlik eden nazik bir ses değil, tam tersine bir bireyden gelen ve bir konu ile alakalı olan, mesaj içeren kelimelerdir. İşte bu andan itibaren çocuk kendisi, nesne ve birey arasında bir bağlantı kurar. Bu bağlantıya ‘üçlü göz kontağı kurma’ denir ve çocuğun konuşmasında en temel rolü oynar.

    Unutmayın ki bir çocuğun dili keşfedilmesi için iki temel gelişim çizgisi büyük önem taşır.

    Bir yandan çocuk nesnelerin dünyasını keşfetmeli, onlara dokunmalı, onları duymalı ve hissetmeli. Daha sonra onları görmese de, dokunmasa da ve duymasa da varlıklarının devam ettiğini anlamalı ki, sonrasında bu nesneleri sembollerle (burada dil) tekrar ifade edebileceğini kavrasın.

    Diğer yandan bireyin dünyasını keşfedebilmeli. Kendi duygularını ve amaçlarını diğer bireylerinkinden ayırt edebilmeli ve sınırlayabilmeli ki onları ifade edebilsin, mesaj verebilsin.

    İşte bu iki önemli gelişimle beraber her iki dünyayı birbiri ile bağlayabilme becerisine sahip olmalı. Çünkü dil her zaman bir bireyden gelir ve bir ‘şey’ ile ilgilidir.

    Dil & Konuşma Bozuklukları Uzmanı
    Pedagog Veysel Kızılboğa
    Ben zeki doğmuştum, beni eğitim mahvetti..
    Mark Twain.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Erken ergenlik
    By joyhbuber in forum Ergenlik Dönemi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18.06.2015, 09:57
  2. 10 soruda erken ergenlik
    By joyhbuber in forum 6-10 yas cocuklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.02.2015, 19:05

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •