2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: neden bizi zehirliyorlar

  1. #1

    neden bizi zehirliyorlar

    BİZİ NEDEN ZEHİRLİYORLAR
    İsim:  FB_IMG_1475990283389.jpg
Görüntüleme: 104
Büyüklük:  81.8 KB (Kilobyte)
    Eskiden Büyüklerimiz meyvenin kabuğunu soymadan yiyin vitamin kabuğunda derlerdi… Evet! vitamin kabuğunda doğru söz. Ama günümüzde durum öyle değil… Artık, zehir kabuğunda, gerek yetiştirme aşamasında kullanılan kimyasal tarım zehirleri gerekse meyvelere parlaklık versin ve raf ömrü uzasın diye kullanılan parafinlerle kaplılar… Hadi yıkamadan ye de göreyim seni! Beyni olmayan kurt bile elma kabuğunu yemiyor.
    Yurt dışına ihraç edilen onlarca ton sebze ve meyvenin kimyasal zehir tespit edilerek geri döndüğünü bilyor musunuz? ve bu iade edilen ürünlerin çoğunun bizlere sunulduğunu?
    Pazardan marketten aldığımız meyvelere de kurt çıkınca eşim ve ben sevinçten havaya zıplıyoruz.
    Örneğin; çilek meyvesinin o kadar çok zararlısı var ki! Yetiştirme aşamasında en az 20 çeşit ilaçlama yapılır. Yıkamadan yenilen Çilek bir zehir bombasından farklı değildir.
    Greenpeace’in marketlerde satılan sebze ve meyveleri inceleyen araştırmasından korkutucu sonuçlar çıktı. Örgütün en tehlikeli ürünler listesinde ilk üç sırayı Türkiye’de yetişen biber, armut ve üzüm aldı. Greenpeace bu ürünlerin kesinlikle tüketilmemesini istedi.Dünyaca ünlü örgütün Almanya’da yayınladığı “Kimyasal maddesiz yemek” başlıklı 26 sayfalık raporda, Türkiye’de üretilen sebze meyvelerin tüketilmemesi için uyarılar yer alıyor. Greenpeace üyeleri 2009-2010 yıllarında farklı ülkelerdeki farklı bölgelerdeki süpermarket, manav, perakende ve toptan satış yerlerinden 76 çeşit sebze ve meyve satın alarak bunları uzmanlara inceletti. Test edilen ürünlerin bir kısmında, sınırın üzerinde kimyasal madde tespit edildi. Araştırma sonucuna göre, incelenen ürünlerin yüzde 50’sinde zararlı organizmaları engellemek amacıyla tarımda kullanılan “pestisit” türü kimyasal maddelere rastlandı.
    BÜTÜN MESELENİN ÖZÜ ŞU
    Eşim Tuğba Avcı Karahanoğlu ile sağlıklı, kimyasal kullanılmamış, yerel tohumdan yetiştirilmiş ürün bulabilmek için gittiğimiz Seferihisar, Sığacık’taki organik pazarda yüzlerce tezgah arasında sadece 3-5 tezgahın dışında düzgün ürün göremedik.
    Köylü üretici ablamızın tezgahına yanaştık ve sohbete başladık.
    SOHBETİN İÇERİĞİ ŞÖYLE
    Ben; Ablacığım hayırlı işler, hangi köydensin? ismin ne?
    Oya Abla; Düzce köyündenim, ismim Oya
    Ben; domateslerin çok güzel görünüyorlar ama bunlar Hibrit neden yerel tohum ekmiyorsun ?
    Oya Abla; Ahhhhh oğlum ah geçen sene ektik de ne oldu? Gelen burun kıvırdı, giden burun kıvırdı… Ben de bu yıl kendime yerel tohum, burun kıvıranlara hibrit ektim…
    Eşim ; Aaaaa neden kendi yemedeğiniz ürünü başkalarına yediriyorsunuz !!
    Oya Abla ; Ne yapayım kızım, geçen sene ektim müşteriler orası yamuk burası yamuk, lekeli, boyları farklı diye almadılar, ben de eve geri götürüp salça yaptım.
    Ben ; O zaman sen bu hibrit tohumlardan ürettiğin bu ürünlerde kimyasal gübre ve zararlılar için zehirde kullanmışsındır,doğrumu
    Oya Abla ; Tabi kullandım,yoksa mahsül verimli olmuyor,böcek geliyor,kurt yapıyor,hastalık buluyor,,İLAÇ GULLANMADAN OLUUMU HİÇÇ

    Üreticinin işi çok zor, tek motivasyonu tüketicilerden alacakları finansal ve duygusal tepkiler! Tabii ki; 1 kg domatesin ederi 8 TL olamaz. 0,50 TL de olmamalı… Sonuç; üretici burada oğlunu evlendirirken “ev satınalmak” zorunda, yoksa; “GINALAA”. 250.000 TL kırık derik arazilerini sayarak veya 1 TL’lik hibrite karşı 4 TL’den biber satarak olası hiç değil. Gelenekleri bir günde değiştirmek de mümkün değil. O zaman, doğru üreticiden, namuslu üreticiden, layıkına yetecek paramız varsa, ondan alış-veriş ede ede, dünya düzenini alt etmeye ihtiyacımız var. Bunlarla da bitmedi ama iyi bir başlangıç diyelim şimdilik…
    08.10.2016 Hakan Mehmet Karahanoglu

  2. #2
    Sevgili dostlar simdi bu arastırma yazısı ve anıyı okuyunca herkes kendine sormalı biz bu üreticilere ne yaptık da bu hale getirdik. Neredeyse hepimiz pazarda kurtlu ,böcekli meyve sebze arar hale geldik. Hala iş isten gecmiş degil bence nereden başlarsak kardır diyerekrek üreticilerimizin yetistirdugi meyvenin sebzenin seklini boyutunu sorgulamak yerine tohumunu ve yetiştirme sürecini sorgulasak gelecegimiz ve bu güzel dünyamız adına güzel bir şey yapmış oluruz.
    Sevgili Dostlar mevsimi olmayan hiçbir sebze ve meyveyi üreticiden takep etmeyerek pazarda aramayarak bu dönüşümü başlatabiliriz. Mevsimsiz yetişen her şeyde zorlama olduğunu unutmayalım.
    İkinci aşama da alacagımız sebze yada meyvenin şeklinden çok nasıl üretildigi ile ilgilenmeye başladığımız da her sey değişmeye başlayacaktır.
    Daha bilinçli tüketiciler olabirsek daha bilinçli üreticilerin oluşmasını saglayabiliriz...
    Sonuç olarak bilinçli tüketici olma yolundaki adımları hızla atmak zorundayız...
    Konu Rukiye Vural tarafından (09.10.2016 Saat 08:56 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Foruma neden böyle bir bölüm açtım
    By Rukiye Vural in forum Mutfakla ilgili pratik bilgiler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28.09.2016, 18:18
  2. Kek neden kabarmaz???
    By DNZDNZ in forum Mutfağımız
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.09.2015, 19:16
  3. Ateş nedir? Neden olur?
    By joyhbuber in forum Annelerimiz için
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.01.2015, 00:13
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.01.2015, 23:43
  5. Bir sokak kedisi bizi sahiplendi
    By Rukiye Vural in forum Kediler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23.08.2014, 23:39

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •