3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Gidenler ve Bıraktıkları

  1. #1

    Gidenler ve Bıraktıkları

    Gidenler değilde bıraktıkları anılar can yakar bilir misin?Parçalı bulutlu bir aşktan sağanak bir yalnızlığa yakalanırsın...Kimisi terk edilmek der buna kimisi vazgeçmek. Tek bir adi vardır aslında bunun,kaybetmek...Önce günlerce yemez içmezsin,ona hiç okumayacağı satırlar karalar sın gündüzleri...Akşamları gözyaşlarını akıtırsın saatlerce yastığına...İçindeki yaralara pansuman yapar göz pınarların...Sonra yatar ve sayısız kez tekrar ağlarsın yorgan altında...Artçı iç çekişler yeni ağlamaların habercisidir...Yorgundur ama vücut yeni depremleri kaldıramayacağının farkında, çekiverir fişini...Mışıl mışıl uyursun gözünden akan son damlalarla...Ertesi gün kalkarsın hala bir eksiklik sol yanında...Yalandan bir tebessüm koyarsın suratına..Soranlara en klasik yalanını hazırlarsın;Hayat devam ediyor hala...İnanırlar insanlar..Kimse bilmez ki ona "canim" dediğini ve onun giderken bu cana kıyıp gittiğini...Onu başkasıyla el ele görünce anlarsın, yalan sandığın şey gerçektir aslında...Senin için bitmiştir hayat denen macera onunla ama kalanlar için devam ediyordur hala...
    Yusuf Vural
    Konu Rukiye Vural tarafından (04.12.2014 Saat 20:57 ) değiştirilmiştir.

  2. #2

    Üyelik tarihi
    25.08.2014
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    241
    Kadinlar....

    Guzellikten ziyade begenilmek ister ruhunun oksanmasini sevgi sozlerini ister. Kucuk kizlar gibi simartilmak ister. Kucaga oturup sevilmek oksanmak sakalar yapilmasini ister. Minicik biseyle mutlu olurlar. 1 papatya bile yeter bazen yuzlerine gulumseme gelmesi icin. Korunmak ister mesela kendini koruyabilecek olsa da birisinin onu korumasini isterler. Alnina yanagina icten bir opucuk bile yeterli olur. Yeterki samimiyeti olsun. Bir omuz isterler yaslanabilecegi guvenecegi uyuyabilecegi. Cok sey ister kadinlar aslinda. Ama toplasan 10 dk zamanini almaz. Yapilanlar karsisinda kendini teslim eder ruhunu verir.

    Muhammet Türk

  3. #3
    İkinci Sanş
    Hayatimdaki en buyuk iki yanlışı onunla yapmıştım hiç şüphesiz.Bunlardan ilki ayrıldıktan sonra arkadaş kalma teklifini kabul etmem,ikincisi ise doğumgününü kutlamak icin aradığımda akşamki parti davetini geri çeviremememdi...Evine gidene kadar herşey normaldi.Bütün yol boyu sadece arkadaş olduğumuzu telkin etmiştim kendime, en az yüz kere.Zile bastığımda o muhteşem peri kızını gördügüm an, kontrolü kaybettiğim andı...Yine ona yakışan bütün kıyafet kombinasyonlarından en uygununu seçmisti kendine.Bir insana lila bu kadar yakışamazdi. Maviyle kırmızı onun icin birbirlerine karışmışlardı adeta...Yüzünde belli belirsiz bir makyaj...Bir kadının bu denli guzel yaratılması erkeklere haksızlıktı."Hosgeldin"dendiğini işitti kulaklarim.Bu ses ancak bir periye ait olabilirdi.Evet,evet bu kesinlikle bir ruyaydı...Sonradan düşünmeye calışınca hatırladım.Şubatın ortalarındaydık,hava buz gibiydi ve ben bir kadının kapısında soğuk hava dalgasını buyur ederken misafir olacagım eve,salak salak dikiliyordum kapi onunde.Hoş...bul..duk.dedim elimi uzatirken.Kahretsin!O ses benden cıkmış olamazdı.Gülümsedi ve koluma girdi.Beraber partinin merkezine ilerliyorduk.Tanıdığım arkadaşlarının yaninda bir yığında tanımadıklarım vardı.Hepsinin adınıda söyledi ama refleks olarak el şıkışıyordum sadece.Aklım kapıda kalmıştı sanki.Biri acilen onuda buyur etmeliydi içeriye...Tanışma merasimi bittikten sonra buzlu bir kola alıp bir koltuğa zor da olsa attım kendimi.Pipette almıştım, elimin titremesini önlemek icin onu birşeylerle oyalamalıydım.Kendi halimde takılırken ben,yanıma geldi ve;Eğleniyor musun? dedi. Küfür etseydi daha iyi olabilirdi.Yüzüme salakça bir tebessum yerlestirdim hediyesini verirken ve: Evet,hemde nasıl...dedim."Asla iyi bir yalancı olmadın." dedi verdiğim hediyeyi alıp masaya koyarken.Açmamasına içerlemiştim ama ses etmedim.Yine bir sessizlik....(Cok şık olmussun desem diğer günler şık değil miyim olarak algilayabilir.Parti çok iyi fikirmiş desem devamini toplayamam.Offf!)
    Ben bunları düşünürken sessizliği bozan o oldu:"Nasılsın?" Çok saçma bir soruydu. Nasıl mıydım? (Şiirinin bir mısrasını kaybetmiş bir şair gibiydim.Bestesi çalınmış bir bestekardım belki.Yada ozgürlüğü elinden alınmış bir kuşta olabilir.Yok yok ben aşk köprüsünden çivileme atlayan bir aptaldım....)Yutkundum ve:İyiyim dedim külliyen yalandı bunu oda anlamıstı.Ya sen? Tebessümlerimize ne cok şey saklardık; "biraz eksik,biraz pişman" dedi.Ben yavaştan kalkayim dedim.Konuşmamızın sonu canımızı yakacaktı. İyiki doğdun "tercih sansı sunmadan kaybetmeye mecbur edenim."
    Kalkarken tam, elimden tuttu ve; "senden sonra kolay şeyler yaşadığımımı sanıyorsun. Cok acı çektim,o zaman bosluktaydım tamam mı?" dedi.Umarım benim dolduramadığım boşlukları dolduran birini bulmuşsundur.Beni neden buraya cagırdın? diyebildim zorlukla.Senden bir sanş daha istiyorum.dedi.Artık gitmeliydim."Hayatımda hiçbir kadına ikinci şansı vermedim.Çünkü
    sende dahil hepsini gerçekten sevdim ve açtığınız yaraların aynı yerden tekrar kanamasını kaldirabilecek kadar güçlü değilim.Sadece şunu bil seni seviyorum ama sen, kalbimdeki yara limitini tükettin.Beni biraz tanısaydın ikinci şansı istemezdin..."

    Yusuf Vural
    Konu Rukiye Vural tarafından (06.12.2014 Saat 14:42 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •