PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 1 Yaş Sonrası İçin Uyku Eğitimi



joyhbuber
05.03.2015, 17:56
1 Yaş Sonrası İçin Uyku Eğitimi
1 yaş sonrası için uyku eğitimi maalesef 1 yaş öncesi uyku eğitimi kadar kolay olmayacaktır. ¨1 yaş öncesi için de kolay değildi ki...¨ diyenler için de: ondan da zor olacaktır, diyorum. 1 yaşındaki çocuğun artık karakteri oturduğu, dünyadaki ¨yeni insan¨ olarak varlığını ispatladığı için 12 ay boyunca alışageldiği düzeni değiştirmek yerine 5 deveye tekrar tekrar hendek atlatmayı tercih edebilirsiniz. O yüzden umarım bu yaşa gelmeden uyku meselesini çözmüşsünüz, bu yazıyı da meraktan okuyorsunuzdur
Ancak şunu bilmelisiniz ki öncesinde uyku eğitimi varsa da yoksa da 1 yaşından sonra- özellikle 2 yaş civarı- hemen hemen bütün çocukların yüzyılın icadı olan ¨sendrom¨un da etkisiyle uyku düzenleri bozulur. Bunun ardında bir neden aramayın. Yaşın verdiği heyecanla o vakte kadar taşıdıkları alışkanlıklarını değiştirme, hatta kötüleştirme ihtiyacı duyarlar. Bununla karşılaştığınızda yapmanız gereken kurduğunuz düzeni çocuğunuzun gelişimsel isyanlarını da en iyi şekilde karşılayarak devam ettirmektir.
Eğitime Başlamadan Önce Sağlamanız Gereken Şartlar:
1- Odasını ayırın
Çocuğunuzun odasını kendi odanızdan ayırmak için ideal zaman 6. aydır. Ancak, bu yaşa kadar hala ayırmadıysanız, artık zamanıdır. Odası ayrılan çocuk, bundan sonra uyku olayının tamamen kendi kontrolünde olduğu mesajını alır. Odasını ayırırken yatağını da değiştirmeyi düşünüyorsanız şimdilik tavsiye etmem. ¨Büyük insan¨ yatağı uyku eğitimi aşamasında size çok büyük engeller çıkarır. Her şeyden önce yatağından kolaylıkla kalkabilmesini ve kaçmasını sağlar. Ayrıca henüz güvenli değil... O yüzden en az 2,5 yaşına kadar beşiğinde yatmaya devam etmeli.
2- Biberonu bırakın
Biberon, hiçbir zaman bebeğinizin yatağa götürdüğü ve emzik niyetine kullandığı bir şey olmamalıdır. 1 yaşından sonra bebeğinize biberon alışkınlığını terkettirmeniz ağız ve diş sağlığı açısından önemlidir. 12. aydan sonra pipetli bardaklarla içmeyi öğretebilirsiniz. ¨Nasıl yapacağım?¨ derseniz: Pipeti suya batırın ve dışarıda kalan kısmını parmağınızla kapatın, böylelikle içerisinde sıvı kalacak. Sonra pipeti sudan çıkarın ve bebeğinizin ağzına verin. Parmağınızı tıkalı olan uçtan çektiğinizde pipetin içerisindeki su bebeğinizin ağzına dolacaktır. Bunu 2-3 kez tekrarlayın, bebeğinizin pipetle içmeyi öğrendiğini farkedeceksiniz.
Elbette pipetle içmeyi öğretmek için 12. ayı beklemeniz şart değil. 8-9. aydan itibaren denemelere başlayabilirsiniz. Bir diğer alternatif de aşağıda sağda gördüğünüz bebek bardakları olabilir.
3- Gece emzirmelerini (artık lütfen!) kesin
Normal zamanda doğmuş, normal kilodaki normal bebeklerin 6. aydan sonra gece beslenmesine ihtiyaçları yoktur. Her ne kadar bazı kaynaklar (özellikle attachment parenting tarzını benimsemiş olanlar) gittiği yere kadar gece emzirmeye devam etmek gerektiğini savunsalar da bu benim pek onayladığım bir şey değil. Elbette, emzirmeye devam edecekseniz bu sizin en doğal hakkınızdır ama gece emzirmeleriyle uyku eğitiminin çok da uyumlu bir birliktelik yaşamayacağı konusunda sizi uyarmak zorundayım. Böyle bir ilişki zamanın birinde çatırdayıp yıkılmaya mahkumdur.
1+ BEBEĞİNİZE UYKU EĞİTİMİ VERMEDEN ÖNCE DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER
1- Yatma Saati:
Çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biri sizinle beraber 22:00, 23:00 hatta gece yarılarına kadar oturmasına izin vermektir. Burada da anlattığım gibi çocukların yatakta olmaları gereken belli bir saat vardır ve o saat olağanüstü durumlar haricinde geçilmemelidir. Çocuğunuz hergün aynı saatlerde yemek yediği gibi aynı saatlerde uyusun. Gündüz uykuları da aynı saatlerde olsun gece uykusu da... Böyle bir ritm sadece uykusunun düzeni için değil, genel anlamda sağlığı için de önemlidir. Çocuklar uyumak için akşam saat 20:00’yi geçirmemelidirler. Ancak yaz aylarında bu 21:00'e kayabilir. Geç yatmak ve geç kalkmak vücudumuzun doğal olarak oluşturmak istediği ritme engel olmaktır. Bu dengeyi bozmak, bedenimizi pek çok sağlık problemine meyilli hale getirir. Bu durum bilhassa çocuklar için geçerlidir.
Güneş battığı zaman beyin epifizi melatonin salgılamaya başlar. Geceye doğru yaklaştıkça melatonin oranları gittikçe artar ve sabaha karşı 3-4 saatlerinde maksimum seviyeye ulaşır. O saatten sonra yavaş yavaş azalmaya başlar. Şafakla beraber 0’a yaklaşmış olur. Geç yattığımız zaman bu hassas döngü zarar görür. Geç yatıp geç kalkmak ya da 8 saat uyumak durumu kurtarmaz çünkü denge çoktan hasara uğramıştır. Beyin epifizinin işlevi bozulmuş, vücut gereksiz bir yük altına sokulmuştır. Bu durumun sürekli olması halinde iç organlar da baskı görmeye başlar.
Geleneksel doğu tıbbı güneşin batımıyla beraber yatıp doğuşuyla beraber uyanmayı şart koşar. Madem bir bildikleri olduğunu modern tıp da ispatladı, biz de kaliteli uykunun ilk kuralı olan ritmi, önce çocuklarımıza sonra da kendimize uygulayalım.
Misafir gezmelerini yukarıda sözünü ettiğim olağanüstü durumlardan saymıyorum. Eğer dışardaysanız bebeğinizin uyku saatinde evde olmalısınız. Bebeğinizden sizin sosyal hayatınıza adapte olmasını beklemeniz biraz haksızlık olur. Henüz 1 yıldır dünyada varlık gösteren bir bebeğin en büyük ihtiyacı rutindir; Hergün aynı saatlerde yemek ve aynı saatlerde uyumak. Eğer ¨Ay ben misafirliğe gitmeden yaşayamam, asarım kendimi!¨ diyorsanız hiç olmazsa uyku eğitiminin bitmesini bekleyin ve gittiğiniz yerde (zavallı) yavrucağınızı aynı saatte uyutmaya çalışın ve uyusun diye dua edin. Fakat, en iyi çözüm bebeğinizi birine bırakıp çıkmanızdır. Tabii bu ¨misafirliğe gitmeyin¨ uyarım sık sık misafirliğe giden aileler için geçerli...
Ama benim çocuğumun 21:00, 22:00 hatta 23:00'e kadar uykusu gelmiyor?
Hayır, geliyor! Geliyor ama siz gelmedi zannediyorsunuz. Yine, yazımın ilk bölümünde de belirttiğim gibi: Çocuklar gün içinde herhangi bir nedenle uyumayı reddeder ya da uyanık bırakılırsa, asıl yorgunluğuyla savaşmaya ve uyanık kalmaya çalışmaya başlar. Yetişkinler her zaman bu çabanın farkına varmayabilirler. Muhakkak gözle görülür bir direnç olmak zorunda değildir bu. Bu direncin sonucunda çocuk adrenalin salgılamaya başlar ve hiperaktif hale gelir. Bu durum çoğu zaman anne/baba tarafından “enerji fazlalığı” olarak yorumlanır ve çocuğun bir noktada verdiği uyuma kararı enerjisinin bitmişliğine bağlanır. Oysa ki bu noktaya gelmiş olan çocuğun uyku tercihi artık yorgunluktan ya da enerji yokluğundan değil, tükenmişliktendir. Çocuk yorgunluktan neredeyse bayılacak hale gelmiştir diyebiliriz. Normal uyku saatini geçirip hiperaktiviteye ulaşmış olan çocuk huysuz ve sinirli olabilir. Aynı zamanda öğrenme ve anlama kabiliyeti de yok denecek kadar azalmıştır. Bu durum aynı zamanda gece uyanmalarına da neden olabilir. Çünkü çocuğun ritmi bozulmuştur, vücudu hangi saatte ne yapacağından emin değildir. Böyle durumlara sebebiyet vermemek ve kaliteli uyuyabilmelerini sağlamak için çocuklarımıza bir uyku ritmi oluşturmalıyız, bedenlerinin bir ritmi olmalı.
Çocuğunuzun uyku saatini erkene çekmenin en iyi yolu sabah erken uyandırmaktır. 1 yaşındaki bir bebeğin sabah 7:00 civarında uyanması normaldir. Eğer 9:00'a kadar uyuyorsa, erken kaldırın. Bu yaştan sonra pek çok çocuk gün içinde 1 kere uyumak ister. 7:00'de uyanan bir bebeğin ideal öğle uykusu saati 13:00 ya da 13:30'dur. Eğer hala 2 kez uyumaya ihtiyaç duyuyorsa 11:00 ve 14:00 şeklinde ikiye bölebilirsiniz. Hangi saatlerlerde uyursa uyusun: HERGÜN AYNI SAATTE UYUSUN.
2- Eğitime karar verdikten sonra da aşağıda sıraladığım maddelerin çocuğunuz için gerçekleştiğine emin olmalısınız:
Altı temiz olmalı
Karnı tok olmalı
Hasta olmamalı
İçinde bulunduğu ortama yeni girmiş olmamalı. Yani ev ya da yatağı çok yeni olmamalı
Kendi evinizde olmalısınız
Yakın zamanda seyahate çıkacak olmamalısınız
Eğitime başladığınız sırada evde misafir olmamalı, yakında gelecek de olmamalılar
Bebeğin konsantrasyonunu/dikkatini dağıtacak yeni eşyalar, kişiler ya da olaylar olmamalı
Eğer mümkünse gündüz uykuları ve gece uykuları aynı yatakta olmalı
Gece beslemeleri bitmiş ya da bitmek üzere olmalı
Eğitimi hergün aynı sırayla, aynı hareketlerle yapmalısınız

joyhbuber
05.03.2015, 17:57
3- Uyku Rutini:
Bizler nasıl uyku saati geldiğinde oturduğumuz yerden kalkıp direkt yatağımıza gitmiyorsak çocuklarımızdan da bunu beklememeliyiz. Uykudan önce bir rutin oluşturmak, yatma saatinin yaklaştığına dair bir mesaj verir çocuğa. Böylelikle içinde bulunduğu hareketli ve eğlenceli ortamdan yavaş yavaş uzaklaşmaya alıştırır kendini. Bebeğinizin uyku saati 7:30 ise (ki 8:00 i asla geçirmemeli) rutini bu saati geçirmeyecek şekilde ayarlamanız gerekir. Şöyle bir örnek program uygulayabilirsiniz:
7:00 banyo
7:10 pijama giyme, hazırlanma
7:15 diş fırçalama
7:20 uyku öncesi kitap
7:25 ninni
7:30 yatak
Böylelikle çocuk banyoya girdiği andan itibaren uyku saatinin yaklaştığını anlar ve buna kendini hazırlar. Elbette aynen bu programı uygulamak zorunda değilsiniz. Ama muhakkak size ve bebeğinize uygun bir rutin oluşturup uygulamalısınız. Rutinin ideal süresi 20-30 dk. arasıdır. 45 dk.’yı aşmamaya özen gösterin.
1 yaşından sonra uyku eğitimi birkaç hafta hatta 1 ay sürebilir. Buna hazırlıklı olmalısınız. 2 haftadan sonra ¨Ben bu işi başaramayacağım¨ diyerek pes etmeyin lütfen. Çevresinin ve kendinin pekala farkına varmaya başlamış bir çocuğun aylardır süregiden alışkanlıklarını değiştirmeye çalıştığınızı unutmayın.
Uyku Eğitimi tamamlandıktan sonra dışarı çıktığınızda rutininizi adım adım uygulayamasanız da birkaç adımını gerçekleştirdiğinize emin olun. Mesela diş fırçalama ve ninni ile sınırlayabilirsiniz. Yatacağı yerin çok büyük bir önemi yok. Yatakta da yatabilir yerde de... Ama rutin önemli çünkü ona uyku vakti olduğunu ve her neredeyse uyuması gerektiğini hatırlatacaktır. Yanınıza bebeğinizin uyku arkadaşını ya da sevdiği birkaç oyuncağını almayı unutmayın. Eğer emzikle uyuyorla en kritik malzeme o olacaktır sanırım.
4- Çocuğunuzla Konuşun:
Uyku eğitimine karar verdiğiniz gün çocuğunuzla konuşmaya başlayın. Sabah 7:00'de uyandırdığınızdan itibaren artık kendi kendine uyuması gerektiğini anlatmaya başlayın ve gün içinde sürekli tekrar edin. Akşam rutini başlamadan 5 dakika kadar önce kendisine son ikazları verin: ¨Birazdan sana ayırdığımız sürenin sonuna geleceğiz. O an geldiğinde banyoya gidip uyku için hazırlıklara başlayacağız!¨ uyarısında bulunun. (İsterseniz bu ikazı yazılı olarak da verebilirsiniz. 3 uyarıdan sonra hala yatmaya hazır değilse evden atmak için yeterli nedenler olur elinizde. Tazminat vermeniz de gerekmez). Uyarıdan sonra itiraz da etse rutine başlayın. İlk günler direnç gösterebilir ancak siz kararlı ve istikrarlı olursanız uyku eğitiminin pazarlığa açık olmadığı ve o istese de istemese de uyku saatinin geldiği mesajını alacak ve kabul edecektir.
1 yaşından sonra uyku eğitiminin zor olmasının nedenlerinden biri bu yaştaki çocukların annelerini babalarını sürekli test etmeleri ve sınırlarını zorlama isteği duymalarıdır. Bunlar gelişimlerinin önemli bir parçası... Sizin yapmanız gereken son sözü söylemek ve çocuğunuza karar verme yetkisi vermemektir. uyku saati pazarlık konusu olmamalı. 10 dk. 15 dk. 30. daha uzatmamalısınız. Verdiğiniz her izin başka isyanların yolunu açacaktır. Uyku rutini 19:00'da başlıyorsa 19:15'e sarkmamalı bu. Elbette çocuğunuzun 15 dk. geç yatması uykusu açısından ciddi bir fark yaratmaz. Ama sizin otoritenizi ciddi anlamda sarsar. O yüzden her zaman dediğim gibi: Kararlı ve istikrarlı olun!
5- Bazı Kararları Çocuğunuz Versin:
Yukarıdaki otorite sağlama uyarım lütfen ¨despot olun!¨ anlamına gelmesin. Çocuğunuz kendini kapana kısılmış, hapsedilmiş hissetmemeli. Buna engel olmak için birtakım sorularla bazı kararları ona aldırabilirsiniz. Mesela:
Bu pijamaları mı giymek istersin yoksa şunları mı?
Bu akşam hangi kitabı okumak istersin?
Sabah uyanınca ne yemek istersin?
Bu gece hangi uyku arkadaşını yanına istersin?
Tabii bunu yaparken çocuğunuzun kitap seçmek için 45 dakika oyalanmasına izin vermemelisiniz. Çocuklar (bilhassa 2 yaşından sonra) yatma saatini geciktirmek için ellerinden geleni ardlarına komazlar. Benim 22 Aralık'da 4 yıllık olacak olan Leylam'ın en sevdiği oyalanma hareketi: kaçmak! Sürekli ordan oraya kaçar tazı gibi. Yakalandıktan sonra her aşamayı geciktirmek için çok çalışır. Eğer çocuğunuz oyalanmaya meyilliyse ¨tehdit¨ çok işe yarar. Mesela biz her gece 2 kitap okurken fazla oyalandığı geceler ¨Biraz daha gecikirsen sadece 1 kitap okuyabileceğiz, zaman kalmayacak¨ diyoruz ve dinlememesi halinde gerçekten sadece 1 kitap okuyoruz. Kıyamet kopuyor o gece elbette ama ne kadar ciddi olduğumuzu gördüğü için ertesi gün oyalanma faslını kısa tutuyor. O yüzden her ne ile tehdit ediyorsanız arkasında durun ve uygulayın. Söylediklerinizi yapmamanız çocuğunuzun sadece uyku eğitimini bozmaz, size olan güvenini de sarsar.
1 YAŞ SONRASI İÇİN UYKU EĞİTİMİ
1 yaş üzeri bebeğinize uyku eğitimi verirken 2 seçeneğiniz var:
İlk birkaç günü bebeğinizin odasında, yanında kalarak geçirmek ve yavaş yavaş kalış süresini azaltarak yanından uzaklaşmak.
Hiç bebeğinizin yanında kalmamak, ilk günden itibaren bebeğinizi yatırıp odadan çıkmak ama düzenli aralıklarla kontrol etmek.
Ben Leyla'ya uyku eğitimini 4,5 aylıkken verdim. Eğer 1 yaş sonrasına bırakmış olsaydım büyük ihtimalle ilk seçeneği seçerdim. Birinciyi seçmemin nedeni o seçenekle daha çabuk ve sancısız eğitileceğine inanmam. Benim okuduklarımdan öğrendiğiklerim ve tecrübelerim 1 yaşından sonra bebeklerin uzun süreli bağırmalarına izin vermemek gerektiğini söylüyor. Ek olarak 1 yaş üzeri bebekler 4-5 aylık bebekler gibi 4 gün- 1 hafta bağırmayabilirler, haftalar sürebilir bu ve herkesi beklenenden çok daha fazla mutsuz edebilir. Buna değmeyeceğini düşünüyorum. Ama elbette istisnalar vardır ve bazı bebekler bu şekilde öğrenirler. Eğer sizin çocuğunuz 2. seçenekle daha çabuk öğrenecek gibiyse onu seçmenizi öneririm. Çoğu annenin 1 yaş sonrasında bebeklerini uzun süreli bağırtmak istemeyeceğini varsayarak yazımda sadece ilk seçeneği anlatmaya çalışacağım.

joyhbuber
05.03.2015, 17:57
İlk 6 ay aşağı yukarı bütün bebekler aynı oluyor; benzer davranıyor, benzer gelişimler sergiliyorlar. Ancak 1 yaşından sonra karakterleri ortaya çıkmaya başlıyor ve bebek A için iyi olacak seçenek bebek B için işkence olabiliyor. O yüzden tüm kararlarınızı bebeğinizin karakterini göz önüne alarak verin derim.
Yazımın ilk bölümünde açıklamaya çalıştığım ve yukarıda özetlediğim uyku rutininden sonra, bebeğinizin halen uyanık olduğuna emin olarak yatağına bırakın. Eğer son faslınız ninni ise siz ninniyi söylerken uykuya dalmış olmamalı yoksa “kendi kendine uyumayı öğretme” trenini o gün kaçırmış olursunuz. Böyle bir durumla karşılaşırsanız eğitimi ertesi güne erteleyin.
Ninniyi söylerken bebeğinizi kucağınıza alarak odanın içinde yürüyebilirsiniz, ama sallamayın! Çoğu yüzükoyun yatmayı sever. Leyla, ninni faslını başını omzumuza dayayarak geçiriyordu. Bu fasıl, bebeğin rahatlayıp gevşemesine yardımcı oluyor. Ama uyumamasına dikkat edin. Amacımız yatağında uyumasını sağlamak. Ninni bittikten sonra bebeğinizi yatağına bırakın. Uyku arkadaşını yanına koyun. Mızıldanırsa saat yönünde dairesel hareketlerle karnını okşayın. Bir sandalyeyi yatağının yanına koyun ve oturun. Bağırmaya devam ederse yine karnını ya da başını okşayın, arada bir eğilip öpün. Düşük ve sakin bir ses tonuyla ona uyku zamanını geldiğini ve uyuması gerektiğini söyleyin. 2-3 kelimelik bir cümle seçin ve her gece aynı cümleyi tekrarlayın. Mesela ¨Uyku vakti canım kızım...¨.
Bebeğiniz bağırmaya devam ederse kucağınıza alma isteği uyandıracaktır ama kendinize engel olmaya çalışın. Unutmayın ki 1 yaşını geçen bir bebeğin kafasını karıştırma olasılığınız 4 aylık bir bebeğinkinden çok daha fazladır. Eğer kucaklarsanız ne yapmaya çalıştığınızı anlayamaz. Sürekli artık kendi kendine uyuması gerektiği yönünde telkin etmelisiniz. Kucağınıza gelmek istemesinin nedeni gerçekten kucaklanmak değil, istediği şekilde uyumak. 1 yaşından sonra ne istediklerini çok iyi biliyorlar ve o yolda herşeyi mübah görüyorlar Bu yaşa kadar en iyi öğrendiği şeylerden biri bağırınca birinin gelip onu kucakladığı, salladığı ya da emzirdiği olmuştur. Şimdi sizin öğretmeye çalıştığınız, bağırarak istediği herşeyi elde edemeyeceği ve artık kendi kendine uyumasının zamanı geldiğidir. Muhtemelen sonraki günlerde yakanıza yapışacak, kucağınızdan inmemek için giysilerinize asılacaktır. En zoru bunu yaptığında size yapışmış olan bebeğinizi söküp yerine koymaya çalışmak olacak...
Eğer öyle bir şansınız varsa eşinizle dönüşümlü olarak çocuğunuzun yanında kalın. Böylelikle hem tüm yükü tek başınıza sırtlamamış olursunuz hem de çocuğunuz babayla birlikteyken daha çabuk adapte olabilir yeni düzene. Eğitimden önce bebeğinizi emzirerek uyutuyordu iseniz, baba ile birlikteyken yeni düzene adapte olması daha kolay olabilir. Çünkü, bebeğiniz sizi uykuyla özdeşleştiriyorken baba ile böyle bir şansının olmadığını çok iyi biliyor.
Eğer yatağında sürekli ayağa kalkarsa ¨Uyku vakti canım kızım...¨ demeye devam ederek tekrar yatırın. Sürekli kalkmaya devam edecektir, siz her seferinde tekrar yatırın. Eninde sonunda öğrenecektir.
Eğer şirinlik yaparak uykuya direnirse o zaman işiniz ağlamasından daha zor. Ama direnin anneler! ¨Uyku vakti canım kızım...¨ ı tekrar edin yine. Şimdi uyku vakti, oyun vakti değil. Hatta şirinlikleri görmemek için gözlerinizi kapatabilirsiniz
Ne kadar yanında kalacaksınız? İlk 3 gece (ve gündüz) ne kadar gerekirse... Yani ne zaman uyursa. 1 yaş üzeri bebeklerin bağırmalarına izin vermeyi doğru bulmuyorum. Çünkü 2-5 aylıkken bu aslında iletişim yolu olarak bağırmak iken, artık ağlamaya ve kolaylıkla acı çekmeye dönüşebilir. Bebekler alternatiflerin farklında değildirler, o yüzden yeni bir alışkanlık kazandırmak çok kolaydır. Ancak 1 yaş üzeri bebekler pek çok şeyin, en önemlisi de ne istediklerinin farkındadırlar. O yüzden bu yaştan sonra ağlamalarına izin vermek bence biraz kaderlerine terketmek olur. Elbette her bebek aynı değildir. Çocuğunuzu en iyi siz tanıyorsunuz, belki 13 aylık bebeğiniz uyku eğitimi yazımdaki önerilerimle çarçabuk eğitilebilir. Ben sadece genelleme yapıyorum. Önerilerimi körü körüne değil de, çocuğunuzun karakterini ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak uygulamalısınız.
İlk 3 gün uyuyana kadar sandalyenizle yanında kalırken 4. günden itibaren yavaş yavaş geri çekilme planları yapmaya başlayabilirsiniz. Mesela sandalyenizi yatağın yanından ayırıp odanın ortasına alın. Eğer çok huysuzlaşırsa arada bir yanına gidip okşayın, sevin. Ama kucağınıza almayın! Bu sevmeler ilk 3 gündeki kadar yoğun olmamalı çünkü bir noktada yatağına bırakıp odadan çıkmak istiyorsunuz. Sonraki iki günde de aynı şekilde devam edin. Sandalyenizle odanın ortasında bebeğiniz uyuyana kadar bekleyin.
7. günden itibaren (en kısa yolda kaçııp kurtulabilmek için) sandalyenizi kapının yanına koyun. Bebeğinizin varlığınızdan haberdar olduğuna emin olun ama bu sefer her mızırdadınğında yanına gitmeyin artık. ¨Uyku vakti canım kızım...¨ ı tekrar tekrar söylemeye devam edebilirsiniz.
10-12 günün sonunda artık uyku eğitimini tamamlamış olmanız gerekir. Ama bazı çocuklar daha zordur tabii, o yüzden yazımın başında da belirttiğim gibi 1 ay kadar sürebilir eğitim. Ben aşamaları gün gün 3'er 3'er böldüm fakat siz her aşamayı 4 gün sürdürebilirsiniz. Ancak 5 günü aşmamaya özen gösterin çünkü uyku eğitimi verirken yeni bir alışkanlık kazanmasını istemezsiniz.
Gece Uyanırsa Ne Yapacağım?
Uyku eğitiminin bir yarısı bebeğinizin kendi kendine uyumasını, diğer yarısı da gece uyandığında yine kendi kendine tekrar uykuya dönmesini sağlamaktır. O yüzden gec uyandığında refleks olarak yanına gidip kucaklamayın, sallamayın, emzirmeyin ya da biberon vermeyin. Bunu yaptığınız takdirde uyku eğitiminiz başarısız olur ve tekrar başa dönersiniz. Eğer gerçekten susamış olduğunu düşünüyorsanız o zaman yukarıda resmini gördüğünüz bardaklardan biiyle biraz su verin.
1 yaşın üzerindeki bebeklerin gece uyanmaları aslında gerçek anlamda uyanma olmayabilir. Yarı uyanık-yarı uyku hali olabilir. Yani henüz derin dediğimiz uykuya geçmemiş olabilirler. Sizin erken müdahaleniz bebeğinizi tamamen uyandırmanıza neden olabilir. O yüzden bebeğiniz uyandığında en az 5 dakika beklemelisiniz yanına gitmeden önce. Ancak ideal süre 10 dakikadır. 10 dakika sonunda çoğu bebek tekrar kendi kendine uykuya döner.
10 dakika sonunda hala tekrar uyumamış olursa o zaman yanına gitmelisiniz. Eğitim sırasında her ne yaptıysanız tekrar yapın. Kucağınıza almayın ama sakinleştirin, okşayın, ninni söyleyin. Sizi görebileceği bir şekilde sandalyeye oturun ve çocuğunuz uyuyana kadar odada kalın. Tekrar hatırlatayım: gece uyanmalarını babalar annelerden daha iyi çözüyorlar. Eğer babanın kalkma şansı varsa bu şansı kullanın.
Gece Kalkıp Odamıza Gelirse Ne Yapacağım?
Bunu Leyla 2 yaşından sonra pek sık yapmaya başladı. Eğer geceyarısı misafircilik oynamaya kalkışırsa ¨müsait değiliz¨ diyip geri yollayın. Bunu içinizden diyin tabii... Yapmanız gereken hiç ses çıkarmadan kalkmak, (kucağınıza almadan) elini tutup odasına geri götürmek ve yatırmak. Yine: emektar sandalyenizi yanına çekin ve uyuyana kadar yanında bekleyin. (Aynı nakaratı tekrar hatırlatayım: gece uyanmalarını babalar annelerden daha iyi çözüyorlar).
Hiçbir şekilde konuşmayın ve sakın kızmayın. Uyku eğitimi eğer 3 haftayı aşmışsa sizin için müthiş bir yorgunluk nedeni olmaya başlar. Çocuğunuza kızmaya teşebbüs edebilirsiniz ama kendinize hakim olmalısınız. Kızmak ancak olan durumu daha kötü hale getirir. Eğer bu işe başladıysanız kurallara uyarak devam etmelisiniz ki alnınızın akıyla sıyrılabilesiniz
Sabah Çok Erken Kalkarsa Ne Yapacağım?
Uyku eğitimini yeni almış bebekler sabah 4:30-5:00 gibi kimsenin sevmediği saatlerde kalkmak isterler. Böyle bir durumda yine 5-10 dk. bekleme planını yürürlüğe sokun ve gece uyandığında yapmanızı tavsiye ettiklerimi yapın yine... eğer 6:00 olduğunda hala uyumamış ve kalkmak için ısrar ediyorsa o zaman kalkmasına izin verin. 20:00'de uyumuş bir çocuğun 6:00'da uyanması beklenebilir. Normaldir. Artık uyanma ve güne başlama rutinine geçebilirsiniz.
Beslenirken Uykuya Dalarsa Ne Yapacağım?
Uyku eğitimi sırasında sadece siz bitap düşmüyorsunuz, bebeğiniz de çok yoruluyor. İstediğini elde etmek ve alışkanlıklarını sürdürmek için müthiş bir efor sarfediyor. Dolayısıyla gün içinde emerken ya da yemek yerken uykuya dalmak istemesi çok beklenen bir davranış olur. Bu zaten uyku eğitimine başlamış pek çok bebekte gözlemlenen bir davranış. Sizin yapmanız gereken kesinlikle uyumasına izin vermemek. Memede uyuması uyku eğitimine çok büyük bir darbe vurur. Siz memede uyuyamayacağını, artık kendi kendine uyuması gerektiğini öğretmeye çalışırken gün içinde bununla çelişen bir davranışınıza tanık olursa hem güveni sarsılır hem kafası karışır. O yüzden yapacağınız hiçbir şey uyku eğitimi rutini ve kurallarıyla aykırı düşmemeli. Bir dahaki uyku saatine kadar uyanık tutmak için elinizden geleni yapın. Emzirirken yüzüne üflemek, odayı serin tutmak ve bebeği soymak uykuya dalmasını zorlaştırmak açısından işe yarayabilir.
Eğer uyku saatine kadar dayanamayacağını düşünüyorsanız saati biraz erkene almanızda sakınca yok. Ancak bu birkaçgün boyunca sürerse o zaman erken aldığınız saati asıl uyku saati haline getirin artık.

joyhbuber
05.03.2015, 17:57
Son Söz
Uyku eğitimi kolay değil. 1 yaş sonrası için ise daha zor. Eğer bebeğiniz 1 yaşına gelmemişse ilk yazımdaki önerilerimi uygulamanızı tavsiye ederim. Uyku eğitiminde ne kadar gecikirseniz işiniz o kadar zorlaşır. İstikrar ve kararlılık çok önemli. Eğer eğitime başlamaya karar verdiyseniz eğitimin ortasında vazgeçemezsiniz. Bu 4 aylık bir bebek için bile tavsiye ettiğim bir şey değilken 1 yaş üstü bebeklerde sonuçları çok daha vahim olabilir. En son istediğiniz şey çocuğunuzun size olan güvenini sarsmak ve ne yaptığınızı bilmediğiniz zannına kapılması olmalı. Yarıda bırakılan uyku eğitimi durumu daha da beter hale getirir. Başladığınız noktadan çok daha kötü vaziyette bulabilirsiniz kendinizi.
2 yaşından sonra uyku eğitimli olsa da olmasa da pek çok çocuğun düzeni bozulur. Sadece uyku düzeni değil, genel halinde de köklü değişiklikler meydana gelir. Çocuğunuzu en iyi siz tanıyorsunuz; doğal gelişimine zarar vermeyecek şekilde uyku düzenini sürdürmeye çalışmanızı tavsiye ederim.
kaynak:http://bebekyapimbakimonarim.blogspot.co.uk