PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yusuf'un hikayesi



Rukiye Vural
10.02.2015, 15:24
Bu gün onun doğum günü iyi ki var iyi ki bizimle. Onu çok ama çok seviyorum. O benim göz bebeğim.

Bir 10 Şubat akşamında hamileliğimin 7 ayında tetenoz aşısı yaptırmaya gittik. bazı şikayetlerim vardı onun içinde muayene olunca doğum başlamış hastanede kalmanız gerekiyor dendi.Korkulacak bir şey yok bebek 2 kilonun üzerinde ve gelişimi tamamlanmıştı. Zaten fazla alternatif olmadığı için sezaryenle bebek alındı. Her şey çok normal gelişmiş bebek ağlamış. Yanımız da kimse olmadığı için arkadaşlar bebeği kuvöze alalım anneye siz bakarsınız sabaha yakınlarınız gelince bebek odanıza geçer demişler. Bu arada eşim Ve ben diş hekimi olduğumuz için ve yaşadığımız yer küçük olduğu için hastanede ki tüm çalışanlar arkadaşlarımız zaten. o yüzden bu teklifi yapmışlar zorluk olmasın diye.Neyse bebek kuvöze konmuş ben zaten bilmiyorum uykudayım. Dışarıda ağlayan bebek kuvöz de morarmaya başlamış yani solunum yapamıyor. Başka doktor arkadaşları çağırmışlar gelen bebeği muayene ediyor her şey normal görünüyor ama bebek morarmaya devam ediyormuş. Göğüs hastalıkları uzmanı bir Röntgen çekelim acaba bir şey mi kaçtı akciğerleri demiş.Bebeği röntgen için çıkarmışlar götürüp getirinceye kadar rengi açılmış. Eşim durumu görünce teknik cihazları kontrol edelim demiş ve sonuçta kuvöze gelen oksijen hortumunda patlaklık varmış. Hemen kuvöz değiştirilmiş ama bu arada bebeğimiz 2 saat oksijensiz kalmış.

Bunun bize verdiği zarara cerabral palsi-cp yani beyin felci deniyor. Nereye ne kadar zarar verdiği zaman içinde belli oluyor. Tabii bunu o zaman bu kadar detaylı bilmiyoruz. Kimse de bize açıklayamıyor. İlk 5 gün beslenemiyor serumla besleniyor bana hep küçük olduğu için kuvözde deniyor. Bende kendimi toparlayıp yanına gidebilmem ancak 5 gün oluyor. Zaten daha önce görmemi istemiyorlar morluklar tam olarak açılmamış. Artık umudu kesmişler ve eşime doğurduğu bebeği görsün bir kez sonra psikolojik sorunlar oluşmasın diyorlar. O gün bana göstermeye karar verince bütün doktor arkadaşlar toplanmış benim bebeğin yanından çıkmamı bekliyorlar. Bana umudunu kes diyecekler. Ben bebeğin yanına giriyorum o kadar küçük ki avuç içi kadar .hatta bana göbüşlü filan dedikleri için onu beğenmeyip başka bebeğe yönleniyorum eşim çeviriyor bizimki bu diye.
Kuvözün dışından konuşuyorum onunla ama hiç tepki yok. İlla ki dokunmak istiyorum arkadaşımız olan çocuk doktoru izin veriyor açın dokunsun bir kez diye. Elimi uzatıyorum kuvöze elini tutuyorum sıcak ,yumuşak ve minnacık. Avuç içinde yaşadığı gecenin izleri morluklar var. Kuvöz boşluğundan eğilip fısıldıyorum
- Anneciğim ben seni çok bekledim,neden gözlerini açıp bana bakmıyorsun.ben seni çok ama çok seviyorum.
Minik el parmağımın üzerine kapanıyor,elimi tuttu diyorum.
-Arkadaşımız refleks o mümkün değil aranmıyor bile diyor.

Elimi tuttu ve bilinçli tuttu kesinlikle eminim yalnız olmadığını burada onu sevenlerin olduğunu anladı. Çok eminim.Kucağıma istiyorum olmaz diyorlar. Çıkıyoruz yanından benim gözlerim yaşlı . Doktor odasına uğruyoruz hepsi bana iki çocuğum daha olduğunu daha metanetli olmam gerektiğini ve onların bana ihtiyacı olduğunu söylüyorlar. Hepsinin yeri ayrı benim kalbimde hepsine yetecek sevgi var diyorum ve kesinlikle umudumu kesmiyeceğimi belirtiyorum.

Akşama bir haber geliyor anne sütünü hemen yollayın bebek aranıyor diye. Ben anneyi yollarım diyorum sade süt olmaz Eşim götürüyor beni bu defa kucağıma veriyorlar bana inanmışlar bebeğim aranınca. Kucağımda öpüyorum kokluyorum emzirmeye çalışıyorum ama çok zor çok küçük çünkü. Olsun ben uğraşırım kokumu varlığımı hissetsin sütü başka yollarla da veririz. Biraz zor olsa da ayrılıyoruz 0 kuvöze konuyor ben odama. Ama söz veriyorum ona 2 saat sonra yanındayım. 2 saate kadar altını değiştirmişler ve paşam ilk defa ağlamış. Müjdeli haber telefonla geliyor. Biz aşağı tabiii yanına hemen. Kucağımıza verince susuyor. O geçe 2 saatlik randevuları takip etmekle geçiyor. Ama tüm fonksiyonlar gelişmiş herkes mutlu. Döndü diyorlar, yaşama döndü, Şükürler olsun. Bizde çok mutlu oluyoruz.
Ertesi akşam yanımıza veriyorlar birkaç gün daha misafiriz ama eve gidebileceğiz. Zamanın bize ne getireceğini bilmiyoruz. Benim için sorgulamalı bir yaşam başlıyor duyuyor mu, tepki veriyormu,elini kaçıncı ayda uzattı,kaç ayda oturmaya başladı,hepsinde bir kaç ay geçikme var ama apalamaya başlayamadık.Bir yaşımızı geçtik daha apalayamıyoruz. Şimdi sıralamamız hatta yürümemiz gerekiyordu. Doktor mesailerimiz başlıyor neden apalayamıyoruz,neden sıralayamıyoruz.
Yusuf'um 2.5 yaşına ilk geldiğinde ilk teşhis konuyor.denge merkezi hasar görmüş bu nedenle her şey geç gelişecekmiş. Olsun gelişsin geç olsun güç olmasın diyoruz ama fonksiyon görmeyen organlar atrofi oluyor yani küçülüyor ve bacak kaslarında kasılmalar olduğu için şekil değişiklikleri başlıyor ve kuzum 5 yaşında ilk ameliyatını oluyor. Tabii bu arada haftada 3 gün fizik tedavi aldığını ayda bir kere Ankara'ya kontrole gittiğimizi belirtmeliyim. İlk bireysel adımlarını 3.5 yaşında atıyor bu arada eve yürüme bandı ve merdiven gibi onu çalıştırmak için kullandığımız aksesuarlar ekleniyor. Biz onula apalayıp onunla merdiven çalışıyoruz. Ama başarıyoruz ve yürümeye başlıyor. 5 yaşında ameliyat olunca herşey sıfırdan başlıyor yeniden apalama ve sıralama süreçleri ve tekrar yürüyoruz. Evimizde bayram var. Biz başarabildik hasarımız az olduğu için. Rabbim herkesin yardımcısı olsun.


Okula başlama hikayesini de başka bir gün anlatayım .Belki bir gün Yusuf'um da kendi açısından yaşadıklarını anlatır. Ben kendi yaşamımdan çok ders çıkardım ve engelli dünyasına bakışım değişti. Şu an Yusuf üniversite öğrencisi okuluna kendisi gidip gelebiliyor,tüm işlerini kendisi yapıyor,yolda görenler onun çok mücadeleli bir yaşam sonucu bunu elde ettiğini anlamayabilirler. Çünkü yürüyüşü bizlerden çok farklı değil. Ama o çok çaba sarfetti çok acı çekti bunu elde edebilmek için.


Ben bize normal gelen şeylerin bile bir mucize olduğunu öğrendim. Sevgilerimle...

belinay26
10.02.2015, 16:06
Okurken tüylerim ürperdi Rukiye annecim. Gerçek bir hikaye Yusuf Kardeşimi Ve sizleri inançınızdan ümidinizi kaybetmemenizden dolayı kutluyorum. Tüm annelere ders olması ümiydiyle ellerinizden öpüyorum.

SAYGILAR ...

Rukiye Vural
10.02.2015, 16:11
Çok teşekkür ederim Zehra'cım bende yazarken o günleri tekrar yaşamış gibi oldum. Rabbim tüm engelli ailelere ve bireylere yardımcı olsun. Kimseyi sıkıntı da bırakmasın.

GÜLŞAH
10.02.2015, 16:21
ne söylenir bilmiyorum. ama bildiğim bir şey var ancak yaşayan bilir. annesi olarak verdiğiniz mücadelenin meyvelerini almak size en büyük hediye olsa gerek. Yusuf'unda dimdik yanınızda sevenleriyle ve sevdikleriyle kalan hayatında sağlıkla yaşamasını temenni ediyorum. Allah sabrınızın ve başarınızın mükafatını verecektir inşallah.

belinay26
10.02.2015, 16:26
Amiiiin Rukiye annecim Rabbim sabırlar versin tüm engelli annelere ve bireylere ...

Rukiye Vural
10.02.2015, 16:29
Sevgili Gülşah gerçekten anlatılmaz yaşanır bir hikayesi var oğlumun. Hatta hamilelikle birlikte başlıyor bu hikaye ! Bir günde onu anlatırım inşallah. Rabbim onu bize emanet ettiği için ne kadar şükretsek azdır bana göre... Öyle çok şey öğretti ki bize ancak yaşayınca öğrenebilir insan. İyi ki var iyi ki benim oğlum. sevgilerimle...

hatice tarhan
10.02.2015, 16:30
Öncelikle Yusuf un doğum gününü kutlarım iyi doğdun iyiki Rukiye annemize umut oldun Allah uzun ömür versin ve ne kadar şanslı bir insan olduğunu bilmem söylemeye gerek varmı....

Rukiye Vural
10.02.2015, 16:34
Tarhancım onun haberi yok bu gün yazdığımdan ama kendisinden izin aldım yazmak için. Bence biz çok şanslıyız bizim çocuğumuz olduğu için. Dualar için çok teşekkür ederim sevgilerimle...

samime
10.02.2015, 16:42
Gözlerim dolarak okudum ve şuan ne diyeceğimi, ne yazacağımı inanın bilmiyorum. Kelimeler kifayetsiz. Rabbim uzun ve sağlıklı bir ömür versin inşallah, sabrınızın ve emeğinizin mükafatını kat kat almanız için dualarım... Mübarek ellerinizden öperim...

ŞAHESER
10.02.2015, 16:43
Bir mucize..! :) tüm yüreğimle kutluyorum iyiki doğmuş... <3

Rukiye Vural
10.02.2015, 16:46
Çok teşekkür ederim Samime'ciğim dualar hepimiz için. Rabbim sana da sağlıkla kavuşmayı nasip etsin...

Rukiye Vural
10.02.2015, 16:48
Çok teşekkür ederim Şaheserim.. Ben mucizelere inanıyorum artık. Okul hikayesi başka bir mucizeyi barındırıyor bir gün de onu anlatacağım...sevgilerimle...

Merve Vural
10.02.2015, 16:53
Cok iyi bildigim bir hayat hikayesi bi kisminada tanıklık etmisligim var ama anne olupda tekrar dinlemek cok daha farkli hissettiriyor insana....canim benim mucadelende yolun hep acik olsun...

Rukiye Vural
10.02.2015, 16:58
Amin yengesi. Dualara onun adına ben amin diyeyim. Teşekkür ederiz dualar için...sevgilerimle...

kezo
10.02.2015, 17:39
Altın kalpli Rukiye..Yusufun son halini görmeyi çok isterim.Güler yüzlü,melek gibiydi kuzum..Hangi okula gidiyor?Vedat amcası ve ben doğum gününü kutluyor tüm aileyi hasretle kucaklıyoruz.

Rukiye Vural
10.02.2015, 17:48
Çok teşekkür ederim Kezban Ablacığım Vedat abime çok çok selamlar. Yusuf şu an Optisyenlik okuyor. Çok yakışıklı bir delikanlı oldu. Biz de sizleri özledik. Sevgiyle kucaklıyoruz...

nalanguler
10.02.2015, 19:26
Harika bir annesin sen Rukiyeciğim. Zaten tanıyordum seni ama bu hikayeyi öğrenmek gözlerimi nasıl yaşarttı anlatamam. Yusufu ve seni sımsıkı kucaklıyorum...

Rukiye Vural
10.02.2015, 20:50
Çok teşekkür ederim Nalan Ablacığım bizde seni kucaklıyoruz..

joyhbuber
10.02.2015, 22:09
Öyle güzel öyle özel bir annesiniz ki Rukiye anne, ancak sevgiyle bu kadar özveriyle böyle mucizeler gerçekleşiyor..
Allah tüm özel evlatlarımıza, Yusuf gibi özel bir aile nasip etsin, çabayla özveriyle mucizeler nasip etsin inşallah..
Yusufa da sevdikleriyle bu güzel ailesiyle nice yaşlar diliyorum..

Rukiye Vural
10.02.2015, 22:31
Çok teşekkür ederiz Joyum...Rabbim herkesin evladına şifa versin ve güzellikler nasip etsin...sevgilerimle...

Hobisever
11.02.2015, 16:30
Yusuf kardeşimin doğum gününü kutlarım,ömrü boyunca mutluluklar dilerim.Bİzlere verilen her şey emanet ve yaşadıklarımız bizleri olgunlaştırmak için değil midir?Hepimize değişik sıkıntılar verilir,sabrın kendisi acı meyvesi tatlı imiş.Her zaman tatlı meyvelerden yemeniz dileğiyle.Sevgiler Rukiye hanım.

Rukiye Vural
11.02.2015, 16:56
çok teşekkür ederim Necla hanım...

excseda
17.02.2015, 01:57
Okurken göz yaşlarıma pek hakim olamadım. Anne evlat sevgisini, bağ'ını, umudun ve azmin getirisini ne güzel ifade etmişsiniz. Yusuf' a sağlıklı huzur dolu nice yaşlar diliyorum..

Rukiye Vural
17.02.2015, 12:17
çok teşekkür ederiz Seda'cım Yusuf'un yaşamının her döneminde böyle mucizevi hikayeler var.

Rukiye Vural
10.02.2016, 12:59
Bu gün Yusuf Günü bizde...Yakışıklı delikanlımız bir yaş daha olgunlaştı...
Her yıl bu güne hüzünlü bir sevinçle uyanırım...
Hüzünlüyüm çok zorlu yılları geride bırakan Yusuf'umu gelecekte neler bekliyor bilmiyorum...
Sevinçliyim geçen yılların her anına hamdederek,şükrederek ve Rabbime teşekkür ederek yaşıyorum,yaşacağım, ömrüm yettiğince...
Sevinçliyim Rabbim onu bize bağışladı...Sevinçliyim yaşamım boyunca en çok Yusuf'u büyütürken öğrendim...Tüm anneler bilir her çocuk ayrı bir dünyadır. Onunla ayrı dünyalarla tanışır ayrı dünyalarda yaşarsınız...Bunun kıymetini anne olarak bilmek çok önemlidir...Çünkü 7_8 yaşından sonra bu özel dünyasını başkaları ile de paylaşmaya başlayacaktır...Anne olarak bize ayrılan zamanın kıymetini çok iyi bilmek doya doya yaşamak çok önemlidir...Yusuf'un dünyası çok daha özeldi ve özel dünyada yaşadıklarım,öğrendiklerim benim için çok kıymetliydi...

Yusuf'un hayat hikayesinden bir kesit daha paylaşayım sizinle;

Aslanım 1,5 yaşında ve benim şüphelerim durmak bilmediği için elimizde koca bir dosya oluşmuş...Bir İstanbula gelişimizde bir Üniversitenin çocuk hastanesine götürelim diye tutturuyorum eşime oda tamam diyor sevk alıyoruz geliyoruz İstanbul'a...Başvurumuzu yapıyoruz başlıyor tahliller testler elimizde de daha önce yapılmış bir sürü test var...Bir hafta oradan oraya koşturduktan sonra testler tamamlanıyor...Başta muayene eden profesör hanıma gidiyoruz tekrar tüm tahlilleri testleri inceliyor bizim anlattığımız hikayeyi de dinliyor ve hiç bir şey olmadığı oksijensiz kalmaktan etkilense bile bunu onda bir hasar bırakmağını söylüyor. Ben hemen itiraz edip ama oturması çok geç oldu, hala tam olarak apalayamıyor, şimdi sıralaması gerekiyordu hatta yürümeliydi diyorum, bir yandan bize kapıyı gösteriyor geçmiş olsun 5 yaşına kadar bu söyledikleriniz patalojik değil diyor. Biz kapıya yönelirken bir yandan ben konuşuyorum ama bu benim üçüncü çocuğum diğerlerinde böyle bir sorun olmadı mutlaka bir şey var diyorum bu esnada hep birlikte kapıya gelmişiz...Kapıyı açıyor ve bekleyen herkesin duyacağı kadar yüksek sesle ;
_ Sen ne biçim kadınsın takmışsın adamı yanına elinde onca dosya doktor doktor gezdiriyorsun...Evhamın bu kadarı fazla yeter hanım evine git çocuğuna bak senin gibilerle uğraşmaktan gerçekten sorunu olanlara sıra gelmiyor diyor...Ben renkten renge giriyorum, eşime çok mahçup olmuşum , herkes bize bakıyor ama yapabileceğim hiç bir şey yok sadece siz böyle yemin ettiniz deyip uzaklaşıyorum...
Eşim üzülme tamam diyor sinirlendi de söyledi ama sevinelim bebeğimizin bir şeyi yokmuş...Sessizce dinliyorum ama ikna olmadım ,tatmin olmadım . Bana beni ikna edecek bir açıklama yapmadı, beni susturmak için bağırıp çağırdı sadece...
Bir kaç ay doktor lafı bile edemiyorum zaten yeterince azar işittim profesör bile bir şeyi yok dedi...
Üst komşumuz çocuk doktoru eşide benim çok yakın arkadaşım onunla konuşurken yaşadıklarımızı anlatıyorum ne kadar üzüldüğümü görüyor...Akşam eşine demiş ki;
_ Ne olur şu kızı tatmin edecek bir açıklama yapın çözüm üretemedikçe üzülüyor,düşünüp duruyor,çırpınıyor çırpındıkça daha çok üzülüyor..
Akşam bize oturmaya geldiler konuyu açtı arkadaşım eşi de anlattı;
_ işte sende her zaman söylersinya sağlıkta 2*2=4 etmiyor bazen 3 ediyor bazen 5 ediyor onun için seni tatmin edici bir açıklama yapamıyoruz..Aslında ne olacağını bizde bilmiyoruz bekleyip hep birlikte göreceğiz ilk değişik bir şey gördüğümde seni uyarıp yönlendireceğim diyor...
Biraz sakinleşiyorum bir iki ay sesim çıkmıyor ama durmak mümkün değil yine başlıyorum bir sorun var biz bulamadık diye günler böyle endişeli bir bekleyişle geçerken Yusuf'um ara ara sıralamaya başlıyor ama apalama yok sıralarken de balerin gibi parmak uçlarında...
Yaşı 2,5 oldu hala aynı durumdayız ama bülbül gibi şakıyor, şarkı bile söylüyor,yaşı ile bağdaşmayacak cümleler kuruyor..Acaba anlamını bilerek mi kullanıyor bilmeden mi diye yokluyorum... kurduğu her değişik cümlenin anlamını biliyor, bilerek kullanıyor kelimeleri.. Şaşkınlık içindeyim ama normal çocuklarımla yaptığım tüm etkinlikleri onunla da yapmaya çalışıyorum...

Bir akşam bir doktor arkadaşımız bize oturmaya gelecek onunda bedensel engelli bir kızı var ailecek ilk defa görüşeceğiz...Akşam geldiler yedik içtik çocuklar oyuna başladı eşi bana Yusuf'daki farklılığın farkında mısın diye sordu...İnanamıyorum ilk defa dışarıdan birisi Yusuf da farklılık olduğunu gözlemliyor ve bana söylüyor...
_Ne gibi diye açmasını istedim nasıl bir değişiklik gözlemledin...
Başlıyor anlatmaya
_Bak diyor, sıralarken parmak uçlarında sıralıyor,apalaması normal çocuklar gibi değil,tay durutmaya çalıştım duramıyor ve en önemlisi belinden altında küçülme var gelişimi normal değil...
Kalkıp yerimden sarılıyorum ona gözyaşları içinde
_Evet evet farkındayım ama kimseye anlatamıyorum... Bunların hepsinin normal olduğunu söylüyorlar 5 yaşına kadar patolojik değilmiş...
_ Bir adres veriyor bana git diyor kas gelişimini kontrol ettir, test ettir bunu ancak fizyoterapist gözlemleyerek anlayabilir, Yusufla biraz vakit geçirirlerse teşhişi koyacaklardır.Ben Ayşe'den biliyorum...Gerçi bizimki çok farklı ama Yusuf' ta da sorun var mutlaka diyor...
Onlar gidince konuşuyoruz eşimle yarın ilk iş bir fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezini ziyaret edip Yusuf'u kontrol ettireceğiz..
Sabah gidiyoruz bir seanslık vakit ayırıyorlar Yusuf'a ve teşhis az çok belirleniyor..Hemen Hacettepe fizik tedavi ve rehabilitasyon okuluna yönlendiriliyoruz..
Ben biz Hacettepeye gittik bir sonuç alamadık diyorum...hastaneye değil okula gidin diyorlar...
Hemen gidiyoruz okula ve yönlendirildiğimiz hoca ve asistanı ilk muayene de teşhisi koyuyorlar oksijensiz kalmaya bağlı cerepral palsi ve denge merkezi bozukluğu ...

Ohhh rahatlıyorum... Artık neyle mücadele edeceğimi biliyorum... Boş yere kürek çekmeyeceğim,karanlıkta görmeye çalışmayacağım,yolum aydınlandı!..
Artık ne yapmamız gerektiğini öğreneceğiz zaten bir taraftan yapılıyor...Asistanımız Nilgün Hoca minnetle anıyorum her zaman...Hemen başlattı işlemleri gece protezi yapıldı ,özel ayakkabı alındı ve her gün yapacağımız eksersizler hayatımıza girdi...Bir ay sonra görüşmek üzere randevulaşıldı...
Hayatımız da yeni bir dönem başlamıştı önce apalamamız gerekiyordu her akşam ailecek sıra ile Yusuf' la birlikte kedi oyunu oynuyoruz...
Hiç duymadınız değil mi? Biz bu kedi oyununu aylarca oynadık...
Kedi oyunu şöyle oynanıyor :Koridorun yada odanın içinde miyavlayarak Yusuf'u kovalıyoruz yada o bizi kovalıyor..Dizlerimiz acıyınca ara veriyoruz sonra yine devam...Çok zevk almalıyız tekrar tekrar oynayabilmek için, bu nedenle oyunu oynarken daha çok miyavlıyor arada ayaklarını gıdıklayıp onu güldürüyoruz..Bizde çok çok gülmek zorundayız sonuçta kedi oyunu çok zevkli bir oyun!..
Ama zevkli olduğu kadar! da faydalı bir oyun 3. ayın sonunda bizim kedi aslan oluyor kendi kendine apalayıp bizi kovalamaya başlıyor...Bizde ona bizim minik aslanımız gelmiş deyip sarılarak ödüllendiriyoruz..Evde bu etkinlik devam ederken komşular merak ediyor siz eve kedi mi aldınız miyav miyav ne bu diye :)
ooo diyorum bizim evde kediden çok bir şey yok hatta bazıları aslana dönüştü. :))

Tabi asistanımızın önerisiyle haftada üç gün fizik tedavi rehabilitasyon merkezine devam ediyor evde yapmamız gereken egzersizleri yapmaya çalışıyoruz..egsersizlerin evde yapılması zor oluyor oyuna çeviremediğimiz için... hepsi can yakıcı,hepsi acı verici, en zor saatlerimiz egsersiz saatleri ama yılmadan yapıyoruz. Geceleri ise hareketleri kısıtlayan bir kalıp yapıldı günde en az 8 saat takılması gerektiği için geceleri takıyoruz, bari o saatler uykuda geçsin diye...İlk günler neredeyse hiç uyumuyoruz çok rahatsız ve ayağını oynatamıyor kalkamıyor ama bir kaç haftada kabullenip, uykusuzluğa dayanamayıp uyumaya başlıyoruz...Çok zor geçen bu birkaç hafta hepimizi yoruyor tabii...

Ama ben herşeye ragmen mutluyum çünkü bir şeyler yapıyoruz,mücadele ediyoruz,öyle durup beklemiyoruz...
3 yaşında dengede durmaya başladı yani tay duruyoruz çok mutluyuz.
3,5 yaşında ilk bireysel adımlarımızı attık ama çok dengesiz her an düşebilir bir şekilde
Sonuçta bu çalışmalar için gereken küçük bir walker benzeri yürüme aparatı koridorumuz da yerini aldı..
Artık onun içinde çalışıyoruz her gün, kendini güvende hissetsin ve yürüme çalışmalarını yapabilsin diye...
Bu arada her gün dışarıda da yürüyüş yapmamız gerekiyor evden çıkarken baba ve ben iki elinden tutup onun adım atmasını bekleyerek yürütüyoruz...
ama Yusuf dışarda yürümek istemiyor ve sürekli imdattt kurtarın beni diye bağırıyor...Her kes tanıdık , zaten küçük bir yerde yaşıyoruz kimse aldırış etmiyor bize
_ Kolay gelsin.olacak inşaallah başaracaksınız gibi motive edici cümleler kuruyorlar...Yusuf ismini bildiklerine ismi ile kurtarın beni demeye devam ediyor...İlk gün karakolun önünden geçerken tüm polis arkadaşlar dışarı çıkmıştı ne oluyor diye sonra baktılar biziz ne oluyor doktor hanım ,doktor bey diye sordular bizde anlattık yürüyüş yapmamız gerekiyor bir parkur belirledik her gün aynı mesafeyi yürüyoruz diye...
_Yusuf çok ayıp niye bağırıyorsun dediler oymuş Yusuf karakolun yanından geçerken hiç sesini çıkarmıyor ama diğer yerlerde devam.. Bir iki ay bağırdı baktı kimse umursamıyor kabullenip bağırmadan yürümeye devam etti...Bu yürüyüşler yıllarca devam etti parkur genişletilerek...Okula başlayınca yürüyüşler okul yoluna dönüştü..
3,5 yaşında attığımız bireysel adımlar hızla çoğalarak 4 yaşında kendi kendine yürümeye dönüştü ama çok dengesiz ve çok sallanarak...Olsun çok mutluyduk gerisi gelir diyorduk çabalarımız boşa girmedi diyorduk...Bol bol yürümek gerekiyordu geliştirmek için...Nilgün hanım aynen şöyle demişti 4 yaşındaki bir çocuk ne kadar adım atıyorsa siz de o kadar atacaksınız...Buna enerji mi yeter...Ben onları izlerken yoruluyorum ama yapacağız çaresi yok...O kadar yapamıyorsak en çok ne kadar yapabiliyorsak onu yapacağız...

Rukiye Vural
10.02.2016, 13:21
4,5 yaşımızda bir elinden tutarak dengemizi dışarıda yürüyecek kadar geliştirmiştik...Ama daha çok yolumuz var dı hem de çokkk...
Şimdi bende farkında olmadan inceliyorum tüm bebekleri, doğru mu basıyor,kendini kasıyormu,ellerini nasıl kullanıyor...Belki benim de başka birine faydam olur diyorum...

Bazen tecrübe bilgiden önce farkediyor bazı şeyleri, ne de olsa yaşayarak öğrenmiş tecrübe eden...

Yeni yaşın Hayırlı olsun Aslanım, sevdiğinle birlikte nice yılları çok mutlu geçirin inşallah...

Fatma Esra
10.02.2016, 14:13
Bugün Yusuf'umun doğum günü.. Çok şükür Rabbimize ki onun bizlerle birlikte olmasını nasip eyledi. Geçen Yıl 10 şubatta da okumuştum bu yazıyı. Bu 10 şubatta da okudum. Ve gözyaşlarıma hakim olamadım. Bir kere de şükrettim Allah'a onu tanıdığım için. Çünkü Rabbimin bir mucizesi o. Ve ben Yusuf'u çok seviyorum. Nefesim yettikçe de seveceğim. İyi ki Doğmuş Yusufum.. Ve iyi ki sizler gibi bir ailesi olmuş <3 Allah binlerce kez Razı olsun annecim.. Sizin hakkınızı hiç ödeyemeyiz.. Zamanında Yusufumuz için çabaladığınız için ne kadar teşekkür etsek az kalır. Diyecek söz bulamıyorum inanın.. Sizleri çok seviyorum .. Ve her 10 şubatta bu yazıyı okuyup Yusufumu daha fazla seveceğim. her sene bir önceki senden daha fazla hem de..

Rukiye Vural
10.02.2016, 14:30
Canım benim biz teşekkür ederiz sana Yusuf'umuzu mutlu ettiğin için...Çok güzel anılar biriktirdim fırsat oldukça yazacağım ilk geçen yıl yazmıştım. Bu gün yarın derken bir yıl olmuş inşaallah bu defa seneye kalmadan bir kaç güzel anı daha paylaşırım...Biz seni çok seviyoruz yaşamımıza kattığın renk için çok çok teşekkür ederiz...:)