PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Köpeklerde Bakım



Veteriner Hekim Demet
28.01.2015, 01:12
Egzersiz
Köpeklerde enerji ihtiyacı ve yem tüketimi aktivite, yaş ve çevre
ısısına bağlı olarak değişir. Köpeğinize, enerjisini sarf edecek
aktiviteyi gerçekleştirmesi için yeterli egzersiz imkanı sağlamalısınız.
Yavru köpekler çok hareketli olduklarından dolayı bol egzersize
gereksinim duyarlar. Egzersiz ihtiyacı yaş kadar köpeğinizin ırkı ile
de alakalıdır. Örnek vermek gerekirse, bir Av köpeğinin günlük
egzersiz ihtiyacı bir Terrier’e göre çok daha fazladır. Köpeğinizin ırk
özelliklerini inceleyerek onun egzersiz gereksinimini daha iyi
anlayabilirsiniz. Ancak köpeğiniz hangi ırk olursa olsun günlük kısa
yürüyüşler tüm köpekler için şarttır.
Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim süreci ve kemik gelişimi daha
uzun sürede tamamlandığından egzersizler sınırlı tutulmalıdır. Çok
uzun koşular, yüksek yerlerden atlamalar ve ağır egzersizler kemik
gelişimi tamamlanıncaya kadar yapılamamalıdır.
Tüy Bakımı ve Fırçalama
Tüy bakımı köpeklerde üzerinde önemle
durulması gereken bir konudur. Çünkü yılda en az
iki kez olmak üzere tüy değiştirirler. Bahçede
yaşayanlarda bu genellikle ilkbahar ve sonbahar
aylarında daha yoğun dökülme şeklindedir ve daha
kısa sürer. Fakat evde yaşayanlarda bütün yıla
yayılarak devam eder.
Eğer bir beslenme bozukluğu, bir hastalık, lokal bir açılma yoksa bu
tüy değiştirme olarak adlandırılır. Bizim yapacağımız onu her gün
hatta yoğun tüy değiştirme zamanlarında sabah akşam olmak üzere
iki defa fırçalamaktır. Bu işlem için en uygun olanı tel fırçalar ve ele
geçirilebilen çeşitli eldivenlerdir.
Yavru köpeğinizi fırçalamaya ne kadar erken alıştırırsanız ileride o
da siz de rahat edersiniz. Çünkü fırçalama genel bakım için
beslenme kadar önemli bir işlemdir. Fırçalama yaparken köpeğiniz
üzerinde gerekli olan günlük kontrolleri de uygulamış olursunuz. Bu
özellikle deri problemlerine yatkın olan ırklarda sorunu erken
keşfetmek bakımından önemlidir.
Fırçalama yaparken ele geçirilebilen fırça tipleriyle deriye masaj
yapıp kan dolaşımını da uyarmış olursunuz.
Banyo
Sanıldığı gibi köpekler kolay kolay kokmaz ve sık yıkamak daha iyi
temizlik anlamına gelmez. Çünkü köpeklerde ter bezleri yoktur. Yani
köpekler patileri dışında terlemezler. Dolayısıyla tere bağlı koku
oluşmayacağından bizim gibi sık olarak yıkanmaya ihtiyaç
duymazlar.
Sık yıkandığında derinin Ph değeri değişir ve aslında koruyucu olan
derinin üzerindeki yağımsı tabaka kaybolur, köpeğiniz mantar ve
uyuz gibi hastalıklara daha duyarlı hale gelebilir. Genellikle aşılama
döneminde doktorunuz yıkamaya zaten izin vermez. Daha
sonrasında ise eğer deride medikal bir problem yoksa, ama yıkamak
istiyorsanız ayda bir kez yıkama önerilir. Çoğu tüylü köpek sadece
fırçalamakla temizlenebilir.
Yıkayacağınız zaman onu önce ılık suyla ıslatmalısınız. Bu işlem
için genellikle bir küvet tavsiye edilir. Küvetin altına onun
kaymayacağı paspas şeklindeki malzemeden konursa iyi olur.
Doktorunuz özel bir şampuan önermediyse köpek şampuanını bir
kasede bir kaç misli su ile çoğaltın. Bir sünger parçası alın. Su ile
dilüe ettiğiniz şampuanı emdirip köpeğinizin üzerine sürün.
Şampuanı direkt dökmeyin ve kesinlikle insan için üretilen şampuan
ve sabunları kullanmayın. Köpek şampuanları insan şampuanları gibi
üretilmediğinden çok köpürmesini beklemeyin. Kulağına su
kaçırmamaya ve gözüne şampuan gelmemesine dikkat edin. Bunun
için kulağına vazelinli pamuk koyun. Çünkü kaçan su kulakta kronik
(uzun süreli) otitis externa dediğimiz dış kulak yolu enfeksiyonuna
sebep olabilir. Durulamayı ılık suyla (sıcak veya soğuk olmayacak)
çok iyi yapın. Eğer çok kirli ise aynı işlemi ikinci kez tekrar
uygulayabilirsiniz. Sonrasında onu önce bir havlu ile silin ve fön
makinesinin ılık ayarıyla (sıcak değil) iyice kurutun. Köpeklerin
derileri zor kuruduğundan cereyandan uzakta bir yerde tutun ve
mümkünse o gün (en azından 4 - 6 saat dışarı çıkarmayın. Kendiniz
rahat yıkayamıyorsanız köpek kuaförlerinde yıkatabilirsiniz. Ancak
herhangi bir nedenle farklı bir şampuan kullanması gerekiyorsa
kuaföre giderken şampuanını da beraberinizde götürmelisiniz.
Diş Değişimi
Yavru köpekler 3,5 aylıktan 8 aylığa (genellikle
6. aya) kadar süt dişlerini dökerler. Yerine
hayat boyu kalıcı olan ana dişler çıkar. Dökülen
dişleri zaman zaman yerlere düşmüş olarak
görebilirsiniz. Çoğu zaman da yemek yerken
kendileri yutarlar. Bu dönemde diş kaşıntısı çok
fazla olduğu için bulduğu her şeyi kemirecektir. Siz kendisine zarar
vermemesi için potansiyel olarak kemirebileceği her eşyayı, sanki
evde emekleyen bir çocuk varmış gibi düşünüp ortadan
kaldırmalısınız.
Bu dönemde onun kemirmesi için hazır ürünler verebilirsiniz. Kalın
halat şeklinde, düğümlenmiş, uçları püsküllü olan diş ve oyun ipleri,
doğal malzemelerin işlemden geçirilmesiyle elde edilmiş yapma
kemikler kullanabilirsiniz.
Sanılanın aksine köpeklerde diş bakımı da gereklidir. Yani onların
da dişlerinin fırçalanmasına ihtiyaç vardır. Normalde tartar oluşumu
1,5 yaşından sonra başlar. Fakat daha yavruyken, fırçalamaya
alıştırmak gerekir. Bu işleme en küçüklerinden çocuk diş fırçası veya
köpekler için hazır satılanlardan temin ederek başlayabilirsiniz.
Öncelikle diş fırçasını ıslatarak alıştırıp sonra da köpek diş macunu
ile devam edebilirsiniz. Fırçalama aynı bizde olduğu gibi yukarı aşağı
ve daha az olarak da sağa sola doğru olmalıdır.
Tabi ki köpeklerin dişleri sadece fırçalanarak temizlenemez. Bunun
için yukarıda diş kaşıntısı dolayısıyla kullandığınız yardımcı
malzemeler ve yöntemlere ilave olarak özel olarak tartar temizliği
için üretilmiş mamaları da verebilirsiniz.
Sosyalleşme ve Sosyalleştirme
Köpekler sosyal canlılardır ve her zaman yeni dostluklar kurmaya
heveslidirler. Meraklı ve öğrenmeye aç bir şekilde tecrübe ettikleri
her şeyi hafızalarına kayıt ederler. Bu çok önemli dönemde
karşılaşmadıkları ya da kötü tecrübe ettikleri her şey, onlar için
erişkin yaşamlarında, korkuyla tepki verdikleri davranışlara
dönüşebilir. Bu nedenle özellikle 1.5 - 3 ay arasındaki ana
sosyalleşme dönemi köpeğin psikolojik dünyasında çok büyük bir
önem taşır.
Köpek yavrularının dünyaya insanlar ve yaşadıkları çevre hakkında
bilgi sahibi olmadan geldikleri unutulmamalıdır. Bu nedenle köpekler;
her türlü insanla (kadın, erkek, çocuk, yaşlı…), hayatları boyunca
karşılaşabilecekleri diğer evcil hayvanlarla (kedi, köpek..), her çeşit
taşıtla (otobüs, araba, bisiklet…) bu aylarda tanıştırılmalı ve
çağrışımlarının daima pozitif olmasına dikkat edilmelidir.
Köpeğiniz size ve yeni çevresine alıştıktan sonra, onu diğer
canlılarla tanıştırmalısınız. Çocuklar ve diğer insanlarla kontrolünüz
altında oyun oynamasına ve dostluklar kurmasına izin verin. Aşıları
tamamlandıktan sonra dış çevreyi tanımalarına olanak
sağlamalısınız. Diğer köpeklerle kontrollü bir şekilde oynamasına izin
vererek kendi türü arasındaki doğal ve sosyal davranışları
öğrenmesine yardımcı olmalısınız. Yavru köpeğinizi çok uzun süre
yalnız bırakmayın. Bu ona aşırı stres yükleyecektir. Kalabalık
caddelerde gezdirerek çevresini kabullenmesini sağlayın. İlk başlarda
havlayarak kalabalığa tepki verecektir. Ancak bir süre sonra onları
kabullenecek ve yürürken diğer insanları rahatsız etmeyecektir.
Ancak unutmayın ki; sosyalleştirilmeyen köpekler insanlara ve diğer
hayvanlara karşı saldırgan ve güvenilmez olacaktır.


Notlar
Yüksek sesler, kalabalık ve çocukların onu sevmek için yakalamaya
çalışmaları gibi faktörler ilk günlerde köpeğinizin korkmasına neden
olabilir.
Köpeğinize evde sıcak ve hava cereyanından uzak bir yaşam alanı
sağlayınız. Köpeğiniz bu alanı uyumak ve dinlenmek için kullanacak
ve burada kendini güvende hissedecektir. Bu alan bir kapısı olan
kapalı bir kutu ya da yuva olabilir. Bunun dışında yere koyacağınız
onun boyutlarına uygun bir yatak ya da sepet de olabilir.
Yavru bir köpek günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Hatta
bazen deyim yerindeyse “ölü gibi uyur”. Çünkü uyku da yavru için
büyük bir gereksinimdir. Bazen köpek sahipleri bu durumdan
telaşlanıp köpeğinin hasta olduğunu zanneder. Ancak endişe
etmeyin. Bu durum çok normaldir.
Köpeğinizi yerinden zorla çıkarmaya çalışmayın. Eğer orada durmak
istiyorsa bırakın kalsın. Kendi istediği zaman zaten çıkacaktır.
Çocukların onu orada sıkıştırmasına ve kızdırmasına izin vermeyin.
İlk günlerde bütün evi kullanmasına izin vermeyin. Hem ortama
yabancı olduğundan hem de ev ona başlangıçta büyük bir alan
geleceğinden korkacaktır. Aynı zamanda bu olay tuvalet eğitimi
açısından da yanlış bir davranıştır. Köpeğinize evinizi sizin
gözetiminiz altında yavaş yavaş tanıtmalısınız. Kullanmasını
istemediğiniz alanları (yatak odanız, mutfak…) ona öğretmelisiniz.
Evde yanlış bir davranış yaptığında biri ona kızdıysa, diğer bir kişi
gidip onu sevmemeli ve onla ilgilenmemelidir. Çünkü bu davranış
köpeğinizin gelecekte kızan kişinin sözünü dinlememesine ve
şımarmasına neden olacaktır. Şımarık bir köpek söz dinlemez ve
kendi kafasına buyruk yaşar. Böyle bir şeyle karşılaşmak
istemiyorsanız daha ilk günlerden tedbirinizi almalı, köpeğinize
ondan üstün olduğunuzu, onun sahibi olduğunuzu ve sözünüzü
dinlemesi gerektiğini hissettirmelisiniz.